Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı
Popüler Yazılar
Bütün Yazılar
Üretim bozukluğuna bağlı azoospermide ilaç tedavisi var mı, kime, ne zaman uygulanmalı, ne kadar etkili?
Üretim bozukluğuna bağlı azoospermide ilaç tedavisi var mı, kime, ne zaman uygulanmalı, ne kadar etkili?
Erkek infertilitesi çocuk sahibi olma problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık yarısında mevcut olduğunu söyleyebiliyoruz. Çocuk sahibi olma problemi olan erkeklerin ise yaklaşık %10-15 inde menide hiç sperm olmaması yani ‘azoospermia’ olarak adlandırdığımız durum mevcuttur. Azoospermik erkeklerin çok az bir kısmı hormon eksikliği nedeni ile sperm üretim bozukluğu mevcuttur (hipogonadotropik hipogonadizm). Bu durumdaki azoospermik erkeklerin ilaçla tedavisi mümkündür, Amerikan Üroloji ve Avrupa Üroloji Derneği kılavuzlarında medikal tedavi önerilen gruptur. Üretim bozukluğu olan azoospermik diğer erkeklerin ise testis dokusunda sperm araştırma operasyonu -mikro TESE veya TESE- ile sperm elde edilmesi sonrasında mikroenjeksiyon yöntemi ile günümüzde çocuk sahibi olma imkanı vardır. Ancak üretim bozukluğu olan azoospermik erkeklerin ise genel olarak ancak yarısına yakın bir kısmında mikro TESE yöntemi ile sperm elde edebilmekteyiz. Sperm bulamadığımız erkeklerin ise dokuda sperm olup olmadığını tespit edebileceğimiz bir test veya sperm üretimini sağlayabileceğimiz bir medikal (ilaçlarla) tedavi imkanı tartışılmaktadır.   28 Şubat- 3 Mart 2018 tarihlerinde Lizbon’da yapılan Enternasyonel ve Avrupa (Dünya) Seksüel Tıp Kongresi’nde Mikro TESE sonrasında sperm bulamadığımız erkeklerde dünyanın çeşitli merkezlerinde çalışan önemli araştırmacılarla bir araya gelme ve tartışma imkanı buldum. Almanya’dan Prof. Dr M. Zitzman ve İtalya’dan Prof. Dr. M. Maggi ile yaptığım görüşmede kliniklerinde hormon eksikliği olan azoospermik erkekler için hormon ilaçlarını kullandıklarını ancak mikro TESE ile sperm bulunmayan erkeklerde hormon tedavisinin etkin olduğuna dair kanıt olmadığından kullanmadıklarını belirttiler. Son yıllarda dokuda sperm bulunamayan azoospermik erkekler üzerinde hormon tedavisi uygulamaları ile ilgili makaleleri olan Japon araştırmacı Dr. Koji Shiraishi ile tekrar bir araya gelip uyguladığı tedavi hakkında konuştuk. Öncelikle ilk kez TESE uygulaması olacak hastalara serum testosteron düşüklüğü olanlar dışında hiçbir hastaya hormon tedavisi uygulamadığını, operasyonda sperm bulunmayan ve sadece patoloji raporunda spermatid (spermatozoa’nın olgun halinden önceki evresi) olan erkeklere 3 ay bu tedaviyi uygulayıp yeniden mikro TESE ile sperm araştırması yaptıklarını belirtti. Bu hastaların da bir kısmında operasyon sonrası sperm bulabildiklerini belirtti.   Son olarak Kanada McGill Üniversitesi Androloji Bölüm başkanı Dr. Peter Chan ve ABD ‘de Tennessee Üniversitesi’nden Dr. Edward Kim ile yaptığım görüşmede sperm elde etme tekniklerinde mikro TESE yönteminin diğer yöntemlere göre daha üstün olduğu ancak operasyonu yapan hekimin tecrübesi ve operasyonda kullanılan mikroskobun 24 kat büyütme yapabilecek özellikte olması dışında, embriyoloğun da gönderilen örneklerde sperm bulmak için kullandığı tekniklerin ve ayırdığı zamanın önemli olduğunda hem fikir olduğumuzu gördüm. Her ikisi de mikro TESE’nin üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkeklerde sperm bulmak için tek yol olduğunu, plasebo kontrollü çalışmalar ile etkinliği kanıtlanmadan sperm bulunmayan erkeklerde hormon tedavisi uygulama imkanlarının olmadığını belirttiler.   Sonuç olarak henüz nedeni açıklanamayan üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkekelerde mikro TESE yöntemi ile sperm bulunamayan olguların sadece spermatid düzeyine ulaşmış sperm üretimi olanlarda 2. mikro TESE öncesi hormon tedavisi ile belki sperm bulma şansı artabilir. Hormonal tedavinin etkinliğinin kanıtı, operasyon ve embriyoloji ekibi aynı olan bir merkezde plasebo kontrollü bir çalışma yapılmadan mümkün olmayacaktır. 
Devamını Oku...
Azoospermiye neden olan genleri araştırıyoruz!
Azoospermiye neden olan genleri araştırıyoruz!
Üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkeklerde yaklaşık yarısına yakın bir kısmında nedeni hala açıklayamıyoruz. Hayvan modellerinde 2300 den fazla genin sperm üretiminden sorumlu olduğu gösterilmesine rağmen insanda sperm yapımından sorumlu olan genlerin pek çoğu halen bilinmemektedir. Y kromozomu üzerinde AZF bölgelerindeki genler dışında, yeni yapılan çalışmalarla sperm üretim bozukluğuna bağlı azoospermi ve erkek infertilitesine neden olan gen bozukluklarının nedenini  anlamaya çalışıyoruz. Anne-babası akraba evliliği yapmış ve çok sayıda kardeşi olan azoospermik erkek hastalarımda erkek kardeşlerinin bir veya daha fazlasında azoospermi olması uzun yıllardır dikkatimi çekmekteydi. Ekzom dizileme yöntemi adı verilen yeni bir teknikle, azoospermik kardeşler, çocuk sahibi olma problemi olmayan kardeşler ve anne-babalarında sperm yapımının bozulmasına neden olan genlerin araştırılmasında yeni bir çığır açılmıştır. Bu amaçla nedeni bilinmeyen üretim bozukluğuna bağlı azoospermisi olan  4 Türk Aile ‘de ekzom dizileme tekniği ile hangi genlerde bozulma (mutasyon) olduğunu araştırdık. Yaptığımız araştırmalar neticesinde tıp literatüründe insanda ilk kez bir ailede 8. kromozom üzerinde TEX15 geni, diğer ailede 2. kromozom üzerinde bulunan NPAS2 geni ve 3. ailede ise X kromozomu üzerinde bulunan MAGEB4 geninin sperm yapım bozukluğundan sorumlu olabileceğini gösterdik. Amerikan Üroloji Derneği’nin Boston'da Mayıs ayında yapılacak 2017 toplantısında ise azoospermi nedeniyle takip ettiğim bir ailede yaptığımız araştırmalar sonucunda X kromozomu üzerinde FHL1 geninin spermatogenetik aktivitede rol oynayabileceği ve bozukluğu sonucu azoospermi’ye neden olabileceği ilk kez bildirilecektir. Erkek infertilitesinin tedavisinde yeni imkanları yaratmak açısından Türk Aileler ‘de ilk defa bulunan bu genlerin yol göstereceği inancındayım. Ancak insanda sperm yapımında 1000’in üzerinde gen olduğu tahminine göre bu genlerin bulunması ve fonksiyonları üzerinde almamız gereken uzun bir yol olduğunu söyleyebiliriz.
Devamını Oku...
Mikro TESE operasyonu: Altın Standart !
Mikro TESE operasyonu: Altın Standart !
Avrupa Üroloji Derneği’nin Londra’da yapılan yıllık toplantısında androloji ile ilgili önemli konuların tartışıldığı oturum yapıldı. Başkanlığını Dr. Montorsi ve Dr. Van Poppel’in yaptığı oturumda İngiltere’den Dr. Majid Shabbir  üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkeklerde mikro TESE operasyonu ile sperm araştırma yönteminin altın standart olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Mikro TESE ile sperm bulma olasılığı konvansiyonel TESE operasyonu ile karşılaştırıldığında iki katına yakın oranda yüksek olduğunu bildirdi. Bernie ve ark.’larının 2015 yılında Fertility and Sterility dergisinde 1890 üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkekte yapıtığı araştırmada mikro TESE operasyonunun konvansiyonel TESE operasyonuna kıyasla daha yüksek sperm bulma başarısı gösterdiğini bildirmişlerdir. Avrupa ve Kuzey Amerika’da üremeye yardımcı merkezlerde uzun operasyon süresi, maliyet yüksekliği, mikroskop tecrübesi gerekliliği ve operatör tecrübesi gerektirdiği için hala yaygın olarak kullanılmayan mikro TESE ile sperm elde etme yöntemini 2002 yılından beri Türkiye’de uygulamayı sürdürmekteyiz.
Devamını Oku...
Azoospermik erkekte FSH yüksekliğinin klinik uygulamada anlamı nedir?
Azoospermik erkekte FSH yüksekliğinin klinik uygulamada anlamı nedir?
Üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkeklerde FSH değeri ve bu değerin normalin çok üzerinde olması sperm bulma açısından anlamı olup olmadığı sürekli hastalarım tarafından sorulan bir sorudur. Bu konudaki görüşlerimi yakınlarda mikro TESE işlemi gerçekleştirdiğim bir hastamın hikayesini anlattıktan sonra sizlerle paylaşmak istedim: Almanya’da yaşayan çift 6 yıllık evli,  erkek yaşı 40 kadın yaşı 29 idi. 7-8 yaşlarında testislerin kanalda kalması nedeniyle indirme operasyonu geçirmiş ve her iki testis normal yerine indirilmiş. 2013 yılında Almanya’da bir merkezde her iki testisten yapılan TESE işleminde sperm bulunamamış ve yapılan patolojik değerlendirmede Sertoli hücreleri tespit edilmiş ancak germ hücresine rastlanmamış. Hasta doktorun operasyon sonrasında FSH değeri çok yüksek olduğundan ve testis içerisinde hiç germ hücresi olmamasından dolayı evlat edinmeleri veya donor sperm uygulaması yaptırabilecekleri söylenmiş. İstanbul’da görüşmemizde, FSH değeri 40,08 mIU/mL ve total testosteron değeri 4,40 ng/mL, yapılan muayenesinde her iki testis 4-5 mL boyutlarında olduğu tespit edildi. Testislerin ultrasonografik değerlendirmesi yapıldıktan ve genetik incelemeleri sonuçlarının da  normal oluğunu gördükten sonra herhangi bir ilaç tedavisine gerek olmadığını ve mikro-TESE yöntemi ile tekrar sperm araştırma işlemi yapılabileceğini belirttim. Hastamın yeniden mikro TESE ile sperm araştırma işlemini kabul etmesi üzerine operasyonu gerçekleştirdim. Sağ testiste yaptığımız araştırmada tüm alanlarda sperm üreten tubul yapılarını atrofik olarak gözlemlediğimizden sadece bir örnek alarak IVF laboratuvarına gönderdim ve operasyon sırasında sonucun olumsuz olduğunu öğrendim. Sol taraftaki testise geçerek mikroskop altında araştırmamıza devam ettim. Testis içerisinde 3 bölgede kan damarları ile korunmuş genişlemiş tubul yapılarını toplayarak laboratuvara gönderdim ve embriyolog sperm hatta hareketli spermlerin bile var olduğu haberini verdi. Operasyon sonrasında bu güzel haberi eşine ve kendisine vermek o günün en keyifli anıydı. Artık istedikleri zaman dondurulmuş spermlerin kullanımıyla çiftin mikroenjeksiyon yöntemini deneme imkanı doğmuştu. Bu hasta hikayesini özellikle şu iki konuda kendi düşüncelerimi aktarmak için paylaşıyorum: 1. Üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkeklerde FSH değeri sperm bulunup bulunmayacağı hakkında bilgi vermez, FSH değeri normal üretim bozukluğu olan  erkekte testis dokusunda sperm bulunmayacağı gibi, FSH değeri bu örnekte olduğu gibi 40-50 olan erkeklerde bile testis dokusunda sperm üretimi var olabilir. 2-Testisten sperm elde etme işlemini mutlaka her iki testisten gerçekleştirmek gerekir. Bir tarafta bulmazsa diğer taraftaki testise de mutlaka bakmak gerekir.
Devamını Oku...
Hipogonadotropik hipogonadizm hastasının hikayesi...
Hipogonadotropik hipogonadizm hastasının hikayesi...
Sizinle bu başarı hikayesini paylaşmak istiyorum. Yapılan değerlendirmelerinde azoospermi tespit edilmiş olan erkeğin bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve erkek infertilite tedavisinin üroloji uzmanı tarafından yapılmasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamak açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hipogonadotropik hipogonadizm teşhisi ile tedavisini düzenlediğim hastamın hikayesini kendi yazdıklarından aktaralım:            ‘’Derdi  veren Rabbim dermanını da verir, yeter ki  istemesini ve sabretmesini  bilelim.’’ Defalarca devlet ve özel doktorlara gidip artık yorulma belirtilerinin başladığı bir dönemdi çünkü tek çözümün TESE olman ve o da olmaz ise senin çocuk sahibi olma ihtimalin bu günkü teknolojiye göre yok denilmişti, hem de alanında uzman diye bana önerilen doktorlardan duyduğum sözcüklerdi bunlar... TESE ameliyatı oldum ve sonuçta sperm bulunamamıştı. O andan itibaren benim içinde bulunduğum durumu ancak benim durumunda olanlar tam olarak anlayabilir benimde onlara naçizane tavsiyem sakın ama sakın ümidinizi yitirmeyin….  2015 yılı ocak ayı  yani TESE ameliyatımdan 5 yada 6 ay sonra saat 23:30 civarı internette Dr. Emre Bey’in bir makalesini okuyordum ve anahtar kelimeyi defalarca okudum ‘menide hiç sperm hücresi olmayan bir bireyin’ dahi çocuk sahibi olma ihtimali var, ve o saatte Dr. Emre Bakırcıoğlu’nu araştırdım bir telefon numarasına ulaştım ve aradım. Telefon açıldı ve ucunda Dr. Emre Bey vardı derdimi anlattıktan sonra seni mutlaka muayene etmeliyim, İstanbul’a gelmemi söyledi  hiç vakit kaybetmeden gittim muayene etti, test yaptırdı ve sonunda düşüncesini söyledi senin belki doğal yolla bile çocukların olabilir ancak dediklerimi harfiyen uygulayacaksın ve en önemlisi en az bir yıl sabredeceksin! Ne kadar sevindim bilemezsiniz tedaviye o gün başladık, her ay sonu test yaptırıyorum ancak olumsuz yaklaşık sekiz ay sonra bir telefon geldi, Dr Emre Bey tebrikler, 2 adet sperm bulundu dedi. Ya rabbim ben ve eşim nasıl sevindik dua ettik şükürler olsun ve Dr. Emre Bey’in dediği gibi her ay sperm sayısı arttı. 1.5 yılın  sonunda sayı milyona ulaştı, ancak biz sabredemedik ve tüp bebek yaptırmak istediğimizi kendisine söyledik anlayışla karşıladı ve Dr. Süleyman Bey’le bizi görüştürdü takip eden ayda Dr. Süleyman Bey’inde her aşamasında elinden geleni yapması  ve Rabbimin inayetiyle müjdeli haberi aldık Allah’ım ne büyük mutluluk….  Bizim durumumuzda olanlar varsa onlardan ricam sakın ama sakın ümidinizi kaybedip vazgeçmeyin  inanıyorum ki Rabbim sizin karşınıza da birilerini çıkaracaktır yeter ki sabredin ve ona sığının.            Saygılarımla…
Devamını Oku...
Üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkekte testiste sperm bulma şansı nedir?
Üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkekte testiste sperm bulma şansı nedir?
Klinikte çocuk sahibi olma problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık %10 kadarında dışarı hiç sperm çıkmaması durumu yani azospermi ile karşılaşmaktayız. Bu erkeklerin büyük bir kısmında ise üretim bozukluğuna bağlı azospermi görülmektedir. Üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkeklerde günümüzde çocuk sahibi olmalarının yegane yolu testis dokusunda sperm bularak mikroenjeksiyon (ICSI) yoluyla eşlerinin yumurtalarına spermlerin aktarılmasıdır. Testiste sperm bulunduğu takdirde tüp bebek işlemlerine devam edilebilmekte sperm bulunmadığı durumlarda ise işlem iptal edilmektedir. Bu nedenle üretim bozukluğu olan azoospermik erkeklerde sperm bulunma ihtimalinin tespitini sağlayacak yöntemler büyük önem taşımaktadır. Geçmiş yıllarda, sperm bulma şansını hesaplamak için klinik verilerle çeşitli formüller bir çok makalede yayınlandı. Human Reproduction dergisinin Eylül sayısında bu konuda yazılmış bir makale dikkatimi çekti ve sizlerle bu makele hakkında görüşlerimi paylaşmak istedim. Hollanda’da Cissen ve arkadaşları 1371 üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkekte ilk TESE uygulamasında 599'unda sperm bulduklarını yani sperm bulma başarısını %43.7 olarak belirtmişler. Hastaların klinik verilerinin değerlendirilmesi sonucunda ileri erkek yaşı, normal seviyede testosteron hormonu, FSH ve LH hormon seviyelerinin normale yakın olması sperm bulma açısından olumlu belirteçler olarak bildirilmiş. Bunun yanı sıra idiopatik yani açıklanamayan üretim bozukluğuna bağlı azospermi ve Y kromozomunda AZFc delesyonu tespitinin sperm bulma açısından negatif bir belirteç olduğunu ortaya çıkmış. Bu konudaki diğer makalelerle karşılaştırıldığında bu çalışmada bazı kısıtlamalar olduğunu belirtebiliriz. Testisten sperm elde etme tekniğinde mikro TESE yönteminin kullanılmaması, Klinefelter sendromlu erkeklerin çalışmaya dahil edilmemesini en başta sıralayabiliriz. Kliniğimizde bu sorunla karşı karşıya kalan çiftlerle testiste sperm bulma ihtimali üzerine yaptığımız konuşmalardan elde ettiğim tecrübelerimde, çiftlerin ancak kesinlikle sperm bulma şansı olmadığı durumların dışında (testislerin olmaması, karın içerisinde kalması, AZFa ve/veya AZFb komplet delesyonlarında, 46,XX ) testiste sperm bulma ihtimalinin çok düşük olmasında bile TESE işlemini denemek istediklerini görüyorum. Bilimsel anlamda önemi olsa da, klinik olarak %65-70 doğrulukla sperm bulunabileceği hesaplamalarının çiftlerle konsültasyonda çok yardımı olmayacağı kanaatindeyim. Ancak görüşme sırasında eşlerin mikro TESE öncesinde tüp bebek için hazırlanıp hazırlanmama açısından sperm bulma ihtimali yol gösterici ve fikir verici olabilir. Bu nedenle zorlu bir süreç öncesinde çiftlere tavsiyem bu konuda görüş alacakları doktorun mutlaka erkek infertilitesi konusunda uzman olan bir Ürolog olmasına dikkat etmeleridir.
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın