Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı

Ne zaman baba olmalıyım?

İleri kadın yaşının doğurganlık ve çocuk sağlığı üzerindeki etkileri yoğun araştırılmasına rağmen ileri yaşta çocuk sahibi olan erkeklerde ne gibi sorunlarla karşılaşıldığına dair literatürde çok az araştırma bulunuyor. Baba olma yaşı günümüzde, 10-20 yıl öncesine göre oldukça yükselmiş görünüyor. İngiltere ve İskoçya’da yapılan araştırmada 1993-2003 yılları arasında çocuk sahibi olan erkeklerin yaşlarına bakıldığında 35 yaşının altında baba olanların giderek azaldığını, 35-54 yaşlarında baba olma sıklığının ise giderek artmakta olduğu tespit edilmiş. İleri yaşta baba olmanın getirebileceği riskler açısından çiftlerin bilinçlendirilmesi ve uzmanların da çiftlere daha açıklayıcı bilgiler verebilmesi için bu konu üzerine daha fazla önem verilmesi anlaşılmaktadır.
 
Erkeklerde yaşlanmayla birlikte oluşan değişikliklerin başında hem üreme hem de cinsellik açısından çok önemli olan testosteron hormonundaki azalmayı belirtebiliriz. Testosteron hormonundaki azalma meni miktarında ve içeriğindeki sperm sayısında da azalmaya yol açar. Yaşlanmayla birlikte testis dokusunda sperm üretiminden sorumlu kök hücrelerin, Sertoli hücreleri denen üretime yardımcı olan hücrelerin de azaldığını biliyoruz. Sperm kalitesindeki azalmalar genç kadınların yumurtalarının ileri yaş erkeklerin spermleri ile yapılan tüp bebek uygulamalarında döllenme oranlarında düşüklük olarak kendini göstermektedir. Bunun bir diğer sebebinin sperm DNA yapısındaki bozulmalar olabileceği de tartışma konusudur.
 
Erkeklerin ergenlikten sonra ortalama her 16 günde sperm üretimi için bölünme geçirdiğini düşünürsek sperm üreten kök hücreler yılda ortalama 23 kez bölünerek sperm üretimini sağlamaya çalışırlar.  15 yaşında ergenlik yaşı ve 70 yaşına kadar sperm üretimi devam eden bir erkekte 1300 kez hücre bölünmesi oluşturduğu hesaplanabilir. Böylece yaşlanan erkekte genlerle ilgili başkalaşımların (mutasyon) ortaya çıkması ve DNA hasarı oluşma riski arttığı düşünülmektedir. Bu durumun genel olarak görülme sıklığı nadir olan doğumsal tek gen hastalıklarının artmasına, kromozom yapı bozukluklarındaki sıklığın artmasına, lösemi, sinir sistemi, göğüs kanseri gibi kanser türlerinde de artışa neden olduğu gösterilmiştir.
 
Sonuç olarak erkeklerin daha sağlıklı çocuklar yetiştirebilmeleri için spermlerin kalitelerinin zirve yaptığı 30-35 yaşlarına kadar baba olmaları tavsiye edilebilir. Yaş konusunda kesin bir yaş söylemek çok da doğru olmasa da yaşam tarzlarına ve kendilerine özen göstermeleri sağlıklı sperm ve çocuk sahibi olmaları için önem taşıdığını vurgulamak gerekir.

Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Vaikosel, testisin venöz yapısında oluşan ve doğuştan olan bir damarsal anomalidir. Yaşla birlikte ilerleyerek sperm yapım bozukluğuna neden olabilir. Çok ilerlemiş olgularda testis boyutlarında azalma ve testosteron yapımında bozukluklara neden olabilir. Bazı erkeklerde sperm yapım bozukluğu dışında testiste veya kasık bölgesinde ağrı olabilir. Genellikle sol testiste görülmekle birlikte her iki testistede olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 1992 yılındaki verilerine göre 9043 erkekte semen analizi incelemelerinde, sperm parametreleri bozuk olan erkeklerin %25’inde ve normal sperm parametrelerine sahip erkeklerin %12’sinde varikosel tespit edilmiştir. Başka bir çalışmada infertilite şikayeti ile başvuran erkeklerin %35-40’ında varikosel tespit edilmiştir. Teşhiste en önemli tanı yöntemi fizik muayenedir. Testise giden kord adı verilen damar ve sinir yapısının elle muayenesinde teşhis konulur. Muayenede öksürtme veya ıkındırma ile karın içi basıncı arttırılarak genişlemiş damar yapısının tanınması amaçlanır. Sadece ıkınma yoluyla hissedilen varikosel Grade 1, ayakta muayenede ıkınmadan hissedilen Grade 2 ve dışarıdan görülür düzeyde damar yapısının olduğu varikosel Grade 3 olarak adlandırılır. Doppler ultrasound ile varikosel araştırması muayenede tam olarak algılanamayan olgularda ayırıcı tanı olarak istenebilir. Amerikan Uroloji Derneğinin 2002 yılındaki toplantısında yalnız ultrasound ile tespit edilen varikoselin klinik açıdan bir anlamı olmadığı ve operasyona gerek olmadığı bildirilmiştir. Tedavide kasık bölgesinden yapılan mikroskobik cerrahi yöntem ile damarların bağlanmasıdır. Ameliyatta mikroskop kullanılması operasyonda damarların daha net olarak tanınmasını ve testisi besleyen arterin dikkatli bir şekilde korunmasını sağlar. Bu yöntemle  yapılan cerrahi müdahelelerde başarı şansı yüksek komplikasyon oranı düşüktür.
Devamını Oku...
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Ph’ı düşük olan sıvılar ve kayganlaştırıcılar sperm için toksiktir yani öldürücüdür. Hodgin Lenfoma, testis tümörleri ve akut lenfositik lösemi (ALL) gibi genç yaşlarda görülen kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlar da şiddetli sperm yapım bozukluğuna yol açarlar. Sperm yapımından sorumlu olan hücreler radyasyona aşırı duyarlıdır. Yine kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi de sperm yapımını geçici olarak durdurabilir veya tamamen yok edebilir. Vücuttaki tüm organlara olduğu gibi sigara ve alkolün düzenli ve aşırı miktarlarda alınması sperm yapımını bozar. Aşırı alkol alımı karaciğer ve hormonal dengeyi bozarak dolaylı olarak da sperm yapımı üzerinde negatif etki yapar. Sigara içerisindeki toksik maddeler yoluyla sperm hareketliliğinin üzerinde negatif etki yapar. IVF/ICSI tedavisine alınmadan önce (en az üç ay) çiftlerin sigara ve alkol kullanımını tamamen bırakmaları tavsiye edilmektedir.  Marihuana ve kokain gibi keyif verici maddeler de sperm yapımını bozar. Vücut geliştirmede veya sporcuların kullandığı androjen hormonu, sürekli radyasyona maruz kalmak (röntgen teknisyenleri), tarımda kullanılan böcek öldürücü ilaçlar veya sürekli sıcak ortamda çalışan kişilerde sperm kalitesi bozulabilir. Düzenli saunaya veya sıcak banyo (hot tubs, hamam) yapma alışkanlığı olanlarda da sperm kalitesinde (sayı ve harekette) bozulma görülebilir.
Devamını Oku...
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm yapısındaki (morfoloji) bazı bozukluklar dölleme kabiliyetleri ve doğal yoldan gebelik oluşturmak açısından önemli bilgiler verir. Sperm morfolojisi sıfır olup normal yolla gebe kalamamış  olan çiftlerde artık mikroenjeksiyon yoluyla gebelik ve canlı doğum sağlanmaktadır. Günümüzde mikroenjeksiyon ile gebelik sağlanablen erkeğe bağlı sorunlardan biri de spermin yapısal bozukluk taşımasıdır. Dolayısıyla morfolojinin bozuk olması ICSI açısından çok da önem taşımaz. Ancak bazı önemli yapı bozukluklarının oransal olarak ileri derecelerde olması, bu erkeklerin mikroenjeksiyon yöntemi ile bile çocuk sahibi olma şanslarının düşük olabileceğini gösterir. Örnek vermek gerekirse spermin baş yapısında küre şeklinde veya anormal büyük olarak gözlenmesi kısa kuyruk yapı bozukluğu gibi durumlarda spermlerin gebelik geliştirme oranları oldukça düşüktür.
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın