Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı

Kök hücreden sperm elde edilmesi için önemli bir adım!

Fransız araştırmacılar Mayıs 2015 tarihinde açıkladıkları testisten elde ettikleri kök hücreler ile laboratuvar ortamında sperm elde etme tekniğinin patent başvurusunun sonuçlandığını bildirdiler. Associated press’in 17 Eylülde yayınladığı haber Mikro TESE yöntemi ile sperm bulunmayan, sperm üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkekler ayrıca çocuk yaşta kanser tedavisi görecek olan çocukların ileride sperm üretiminin laboratuvar ortamında sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Fransa’nın Lyon kentinde bulunan Kallistem laboratuvarından yapılan açıklamada bu tekniğin öncelikle deney hayvanları üzerinde test edilmesinin başarılı sonuçlar vermesinden sonra  insanda immature spermatogonial hücrelerden (spermin öncül olgunlaşmamış hücreleri) dış ortamda spermler elde ettiklerini açıkladılar. Patenti alınan bu teknik için uzun yıllardır çalıştıklarını, insanda tedavi olarak kullanılması açısından  bir süre daha araştırmalarının devam etmesi gerektiğini belirttiler.
 
Bu konuda yenilikleri bekleyen hastalarım için çok önemli olan bu haber, testisten elde edilen spermatogonium veya vücutta bulunan kök hücrelerden dış ortamda sperm elde etmenin mümkün olabileceği umudunun belki de beklenenden daha kısa bir sürede gerçekleşebileceğini gösteriyor. Gelişmeleri takip ederken mutlaka araştırmaların bilimsel dergilerde yayınlanması ve bağımsız bilim adamları tarafından sonuçların kabul görmesini beklememiz gerekiyor. Basın yoluyla yapılan bu tür açıklamalar genellikle yenilik bekleyen çiftlerimizde çok büyük beklentilere ve arkasından hayal kırıklıklarına da neden olabiliyor. 2011 yılında buna benzer olarak Japon Bilim adamları sıçanlardan elde edilen kök hücrelerinden laboratuvar ortamında sperm elde edildiğini ve bu spermler ile canlı yavruların doğduğunu bildirmişlerdi. Ancak geçen süre içerisinde insan spermi elde edilmesi aşamasında bir gelişme aynı araştırma merkezinden bildirilmedi.
 
Sperm üretim bozukluğu sonucu testisten sperm elde etme teknikleri uygulanan ancak sperm bulunamayan erkeklerde umudumuzu arttıran bu gelişmelerin insan kök hücrelerinden başarılı sonuçlarını heyecanla izlemeye devam ediyoruz.
Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Vaikosel, testisin venöz yapısında oluşan ve doğuştan olan bir damarsal anomalidir. Yaşla birlikte ilerleyerek sperm yapım bozukluğuna neden olabilir. Çok ilerlemiş olgularda testis boyutlarında azalma ve testosteron yapımında bozukluklara neden olabilir. Bazı erkeklerde sperm yapım bozukluğu dışında testiste veya kasık bölgesinde ağrı olabilir. Genellikle sol testiste görülmekle birlikte her iki testistede olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 1992 yılındaki verilerine göre 9043 erkekte semen analizi incelemelerinde, sperm parametreleri bozuk olan erkeklerin %25’inde ve normal sperm parametrelerine sahip erkeklerin %12’sinde varikosel tespit edilmiştir. Başka bir çalışmada infertilite şikayeti ile başvuran erkeklerin %35-40’ında varikosel tespit edilmiştir. Teşhiste en önemli tanı yöntemi fizik muayenedir. Testise giden kord adı verilen damar ve sinir yapısının elle muayenesinde teşhis konulur. Muayenede öksürtme veya ıkındırma ile karın içi basıncı arttırılarak genişlemiş damar yapısının tanınması amaçlanır. Sadece ıkınma yoluyla hissedilen varikosel Grade 1, ayakta muayenede ıkınmadan hissedilen Grade 2 ve dışarıdan görülür düzeyde damar yapısının olduğu varikosel Grade 3 olarak adlandırılır. Doppler ultrasound ile varikosel araştırması muayenede tam olarak algılanamayan olgularda ayırıcı tanı olarak istenebilir. Amerikan Uroloji Derneğinin 2002 yılındaki toplantısında yalnız ultrasound ile tespit edilen varikoselin klinik açıdan bir anlamı olmadığı ve operasyona gerek olmadığı bildirilmiştir. Tedavide kasık bölgesinden yapılan mikroskobik cerrahi yöntem ile damarların bağlanmasıdır. Ameliyatta mikroskop kullanılması operasyonda damarların daha net olarak tanınmasını ve testisi besleyen arterin dikkatli bir şekilde korunmasını sağlar. Bu yöntemle  yapılan cerrahi müdahelelerde başarı şansı yüksek komplikasyon oranı düşüktür.
Devamını Oku...
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Ph’ı düşük olan sıvılar ve kayganlaştırıcılar sperm için toksiktir yani öldürücüdür. Hodgin Lenfoma, testis tümörleri ve akut lenfositik lösemi (ALL) gibi genç yaşlarda görülen kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlar da şiddetli sperm yapım bozukluğuna yol açarlar. Sperm yapımından sorumlu olan hücreler radyasyona aşırı duyarlıdır. Yine kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi de sperm yapımını geçici olarak durdurabilir veya tamamen yok edebilir. Vücuttaki tüm organlara olduğu gibi sigara ve alkolün düzenli ve aşırı miktarlarda alınması sperm yapımını bozar. Aşırı alkol alımı karaciğer ve hormonal dengeyi bozarak dolaylı olarak da sperm yapımı üzerinde negatif etki yapar. Sigara içerisindeki toksik maddeler yoluyla sperm hareketliliğinin üzerinde negatif etki yapar. IVF/ICSI tedavisine alınmadan önce (en az üç ay) çiftlerin sigara ve alkol kullanımını tamamen bırakmaları tavsiye edilmektedir.  Marihuana ve kokain gibi keyif verici maddeler de sperm yapımını bozar. Vücut geliştirmede veya sporcuların kullandığı androjen hormonu, sürekli radyasyona maruz kalmak (röntgen teknisyenleri), tarımda kullanılan böcek öldürücü ilaçlar veya sürekli sıcak ortamda çalışan kişilerde sperm kalitesi bozulabilir. Düzenli saunaya veya sıcak banyo (hot tubs, hamam) yapma alışkanlığı olanlarda da sperm kalitesinde (sayı ve harekette) bozulma görülebilir.
Devamını Oku...
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm yapısındaki (morfoloji) bazı bozukluklar dölleme kabiliyetleri ve doğal yoldan gebelik oluşturmak açısından önemli bilgiler verir. Sperm morfolojisi sıfır olup normal yolla gebe kalamamış  olan çiftlerde artık mikroenjeksiyon yoluyla gebelik ve canlı doğum sağlanmaktadır. Günümüzde mikroenjeksiyon ile gebelik sağlanablen erkeğe bağlı sorunlardan biri de spermin yapısal bozukluk taşımasıdır. Dolayısıyla morfolojinin bozuk olması ICSI açısından çok da önem taşımaz. Ancak bazı önemli yapı bozukluklarının oransal olarak ileri derecelerde olması, bu erkeklerin mikroenjeksiyon yöntemi ile bile çocuk sahibi olma şanslarının düşük olabileceğini gösterir. Örnek vermek gerekirse spermin baş yapısında küre şeklinde veya anormal büyük olarak gözlenmesi kısa kuyruk yapı bozukluğu gibi durumlarda spermlerin gebelik geliştirme oranları oldukça düşüktür.
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın