Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı

Azoospermik Erkeklerde Dondurulmuş Sperm Kullanımı

Dondurulmuş spermlerin tüp bebek tedavisinde kullanımı ile ilgili olarak bu tedavilere başvuran çiftlere danışmanlık verilirken çözülme sonrası sperm kalitesi ile ilgili sorun yaşanabileceği ve gebelik şansının düşük olacağı yönünde bilgiler verilmektedir. Çocuk sahibi olma problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık %10’unda azoospermi durumu ile karşılaşmaktayız. Sperm üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkeklerde testisten sperm elde etme teknikleri ile ortalama %50 oranında sperm elde etme başarısı bilinmektedir. Bu nedenle kadınların tüp bebek tedavisine başlatıldığı üretim bozukluğu olan erkeklerin yarısında kadınların gereksiz tedavi görmektedir. Bunun çiftler üzerinde maddi ve psikolojik yıkıcı etkilerini günlük pratiğimizde görmekteyiz.

Amerikan Üreme Sağlığı Derneği’nin dergisi olan Fertility and Sterility’de Şubat 2014 sayısında sperm üretim bozukluğuna bağlı erkeklerde testisten elde edilen spermlerin taze olarak aynı gün kullanımı ile dondurulup çözüldükten sonra kullanımı arasında döllenme ve gebelik oranları arasında anlamlı bir fark olmadığını gösteren bir makale yayınlandı. Chicago Illinois Üniversitesi’nden Ohlander ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada 2012 yılına kadar olan tıp literatüründe tüp bebek uygulamalarında dondurulmuş ve taze spermlerle ilgili yapılan tüm çalışmalar tarandıktan sonra 11 çalışma kriterlere uygun olduğu tespit edilmiş. Bu 11 çalışmadaki sonuçların meta-analizi yapıldığında taze spermlerle yumurtaların döllenme oranı %52.9, dondurulmuş spermler kullanıldığında bu oran %54 bulunmuş. Gebelik oranlarına bakıldığında ise taze spermlerle yapılan işlemlerde %28.7 gebelik elde edilirken, çözdürülmüş spermlerle gebelik oranı %28.1 olarak bulunmuş.

Sonuç olarak makalede tüp bebek uygulamaları için başvuran çiftlerde erkekte sperm üretim bozukluğuna bağlı azoospermi varsa dondurulmuş sperm ile taze sperm kullanımının döllenme ve gebelik açısından anlamlı bir fark yaratmayacağı bilgisi verilmesi ve çiftlerin bu bilgiler ışığında tedavilerine başlatılmaları önerilmektedir.
Klinefelterli Erkekler de Çocuk Sahibi Olabilir
Klinefelterli Erkekler de Çocuk Sahibi Olabilir
Geçmiş yıllarda çocuk sahibi olmak için başvuran ve sperm üretim bozukluğuna bağlı 485 azoospermik erkekte geriye dönük olarak yaptığımız bir çalışma Fertility and Sterility dergisinin Nisan 2011 sayısında yayınlandı. Bu çalışmamızda sperm üretim bozukluğu olan erkekleri iki guruba ayırıp sperm bulma ve ICSI sonuçları açısından iki gurup arasında fark olup olmadığını araştırdık. Birinci gurupta bulunan ve kromozom analizinde Klinefelter sendromu tespit edilen 106 azoospermik erkek ile ikinci gurupta kromozom yapısı normal olarak tespit edilen 379 azoospermik erkek yumurta toplama işleminin yapılacağı gün sperm elde edilmesi amacıyla mikro-TESE operasyonuna alındı. Mikro-TESE operasyonu sonucunda Klinefelter sendromlu erkeklerin 50’sinde (%47) ve kromozom yapı bozukluğu olmayan azoospermik erkeklerin 188’inde (%50) testis dokusundan sperm başarılı bir şekilde elde edildi. Her iki gurup arasında yapılan istatistiksel çalışma anlamlı bir fark olmadığını gösterdi. Klinefelter gurubundaki sperm bulunan ve bulunmayan erkeklerin yaşları karşılaştırıldığında, sperm bulunan erkeklerin anlamlı olarak bulunmayanlardan daha genç oldukları görüldü. Kromozom yapısı normal ve azoospermik diğer gurupta ise erkeklerin yaşının sperm bulunan ve bulunmayanlarda önem taşımadığı görüldü. 2006 yılında 74 Klinefelterli erkekte yaşın önemli bir faktör olduğunu gösterdiğimiz yazımızdan sonra 106 vakalık bu çalışmamızla da anlamlı bir şekilde tekrar belirtmiş olduk. ICSI sonuçları da sperm bulma oranları kadar şaşırtıcı sonuçlar verdi. Her iki guruptan elde edilen spermlerin eşlerin yumurtalarına enjekte edilmesi sonucunda kromozom yapı bozukluğu olmayan erkeklerden elde edilen spermlerin dölleme kabiliyetlerinin Klinefelter sendromlu erkeklerden elde edilen spermlere göre daha üstün olduğu görüldü. Ancak gebelik oranları ve canlı doğum oranları arasında anlamlı bir fark görülmedi. Düşük oranlarına baktığımızda ise yine her iki guruptaki düşüklerin sayısının anlamlı olmadığı ortaya çıktı. Klinefelter sendromlu erkeklerden elde edilen spermlerin uygulaması sonucu doğan 29 bebeğin 21’inden aldığımız kan örneklerinin incelenmesinde kromozom yapısını normal olduğunu tespit ettik. Bu çalışmanın özeti olarak şunu söyleyebiliriz: Genel olarak mikroenjeksiyon ve testisten sperm elde edilen Klinefelter sendromlu erkeklerin sperm bulma şanslarının çok düşük olduğu ve sperm bulunsa bile gebelik olmayacağı ve gebelik oluşsa bile çocuklarında kromozom yapı bozukluğu olma ihtimalinin çok yüksek olduğu düşünülürdü. Bu çalışmamızın sonuçları bütün bu düşüncelerin doğru olmadığını ve Klinefelter sendromlu erkeklerin diğer azoospermik erkekler gibi sperm bulma ve sağlıklı çocuk sahibi olma şanslarının aynı olduğunu göstermiş oldu. 106 vakalık bu çalışma, Klinefelter sendromlu erkekler üzerinde bugüne kadar yapılmış dünya Tıp Literatürü’ndeki en geniş çalışmadır.
Devamını Oku...
Semen Analizi İçin Örnek Nasıl Verilmelidir?
Semen Analizi İçin Örnek Nasıl Verilmelidir?
Semen analizi için mastürbasyon yoluyla geniş ağızlı ve steril bir kap içerisinde meninin toplanması gerekir. Mastürbasyon yoluyla örnek veremeyen kişilerin özel bir prezervatif ile eşi ile ilişkiye girerek meni örneği alınabilir. Örneklerin hastane içerisinde özel olarak ayrılmış odalarda verilmesi ve hemen laboratuvara ulaştırılması gerekir. Ancak hastane ortamında örnek veremeyen kişilerin örnekleri vücut sıcaklığında muhafaza ederek, yaklaşık 30 dakikada laboratuvara ulaştırması istenir. Mastürbasyon sırasında kayganlaştırıcı madde veya sabun vb., kullanılan prezervatiflerde sperm öldürücü madde olmaması gerekir. Ayrıca semen analizi için örnek vermeden önce 2-4 günlük cinsel perhiz veya boşalmamış olmak gereklidir.
Devamını Oku...
Erkek İnfertilitesi Ve Yardımcı Üreme Teknikleri
Erkek İnfertilitesi Ve Yardımcı Üreme Teknikleri
Kısırlıkla ilgili olarak başvuru yapan bir çift öncelikle detaylı bir şekilde incelemeye alınır.  Oranlar ülke farklılıklarına göre değişim gösterse de, Dünya genelinde kısırlık vakalarının yarısı kadınlara bağlı nedenlerden, diğer yarısı erkeklere bağlı nedenlerden kaynaklanmaktadır. Düzenli ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamamış çiftlerin değerlendirilmesinin hem kadında hem de erkekte yapılması bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Günümüzde  yardımcı üreme teknikleri yani tüp bebek diye adlandırdığımız tedavilerle geçmişte hiç çocuk sahibi olma şansı olmayan çiftlerde başarı söz konusudur. Bu yöntemler sayesinde sperm sayısı ve hareketliliği çok düşük olan, sperm yapısal bozukluğu olan ve hatta menide hiç spermi olmayan erkeklerin de baba olma imkanı doğmuştur. Azospermi dediğimiz yani menide hiç spermi olmayan erkeklerde, eğer üretim bozukluğu testiküler yetmezliğe bağlı ise mikro TESE dediğimiz özel bir ameliyat tekniği ile testis dokusunda sperm bulup bu spermleri eşlerinin yumurtaları ile laboratuvar ortamında birleştirip, gebeliği sağlayabiliyoruz. Tabi burada  en önemli nokta ise testiste spermin bulunup bulunamacağıdır. Bu nedenle erkeğin mutlaka bu konuda tecrübeli bir Ürolog tarafından değerlendirilmesi ve operasyonun gerçekleştirilmesi başarının yükselmesinde en önemli katkıyı sağlamaktadır. Sperm sayısının az olması nedeniyle gebelik gerçekleşemiyorsa sperm sayısını arttırmaya yönelik bir takım medikal çözüm yollarına da başvurulması önerilir. Düşük semen parametreleri olan bir erkeğin infertilite konusunda tecrübeli bir ürolog tarafından değerlendirilmesi de büyük önem taşıyan bir faktördür. Bazı durumlarda erkekte düzeltilebilir bir durum tespit edilebilir ve yardımcı üreme yöntemlerine gerek kalmadan çiftlerin doğal yoldan gebe kalmaları sağlanabilir. Esas itibari ile biz doktorların görevi öncelikle infertilite problemi olan çiftlerin doğal yollardan veya doğala en yakın yöntemlerle gebe kalmalarını sağlamaktır. Hormon eksikliğine bağlı (hipogonadotropik hipogonadizm) azospermik pek çok hastamda uygun ilaç tedavilerini kullanarak 1 yıla yakın bir sürede menide sperm çıkışını sağlayarak, testisten sperm elde etme yöntemlerine gerek kalmadan ya doğal yoldan eşlerinin gebe kalmasını ya da yardımcı üreme teknikleri ile gebeliğin sağlanmasına yardımcı olduk. Geçmişte kesinlikle çocuğu doğal yolla olmayacağı düşünülen bu gruptaki azospermik erkeği doğal yolla gebe kalma başarısını uzun süren takip ve hastaların tedaviye devamlılığını teşvik ederek sağladık.     Bir diğer erkek infertilitesinde önemli ancak hala tartışmalı olan konu ise erkekte varikosel durumunun varlığıdır. Semen parametreleri normal sınırların biraz altında veya açıklanamayan infertilite olgularında klinik varikosel varlığında mutlaka operasyon önerilmelidir. Bu sayede çiftlerin büyük bir kısmında doğal yoldan gebeliğin sağlanması mümkündür. Sperm sayısı düşük olan örneğin 1milyon/ml ve üzeri olan erkeklerde varikosel operasyonu sonrası sperm parametrelerindeki artış doğala en yakın olan aşılama (IUI) tekniği ile de başarı şansının yakalanmasına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarının altında yine sperm parametrelerinde bozulmaların nedeni olarak varikosel varlığı etken olabilir. Bu nedenle mutlaka sperm parametreleri bozuk olan her erkeğin tüp bebek uygulamaları öncesi bu konunun uzmanı Ürolog tarafından değerlendirilmesi başarı şansını artıracaktır.
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın