Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı

Vücudunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?

Vücudumuzdaki pek çok organımız hakkında bir takım genel bilgilerimiz mevcut. En ufak bir gripte, soğuk algınlığında ya da ufak kesiklerde kendimizi tedavi edecek derecede fiziki bilgiye sahibiz. Kalp nasıl atar? Karaciğer ne işe yarar? gibi temel bilgilere sahip olsak da çok az kişi, özellikle erkekler, kendi üreme anatomisi hakkında yeterli bilgiye sahiptir.

Erkek üreme sistemi hakkında temel bilgilerinizi arttırmak, vücudunuzu doğru şekilde tanımak, kişisel gelişiminiz açısından önemli bir unsurdur. Herhangi bir rahatsızlık karşısında bir nebze ön bilgiye sahip olmak zihnen sizi güçlü hissettirecektir.

Dış üreme sistemi ve iç üreme sistemi şeklinde ikiye ayrılsa da, temel olarak bilinmesi gereken bilgiler arasında; erkek üreme sistemi 3 ana başlıktan oluşmaktadır: Testisler, sperm taşıyan kanallar (epididim, vas deferens) ve salgı yapan bezler (veziküloseminalis, prostat).
Sağlıklı bir erkekte iki tane testis bulunmaktadır, testisler dış üreme sisteminde yer alan testis torbasındadır. Testislerin vücut dışında bulunmasının bilinen en önemli sebebi ise vücut sıcaklığının sperm üretimi için uygun olmadığı yönündedir. Testislerin içerisinde yer alan seminifer tübüller dediğimiz kanalcıklarda sperm hücreleri üretilir. Testislerin bir diğer görevi de testosteron hormonunu üretmektir.

Spermler vücuttan dışarı çıkıncaya kadar kanalların içerisinden geçerek dış ortama ulaşırlar. Testisi terk eden sperm epididim olarak adlandırılan bir başka bölüme geçer. Epididim bölgesini spermlerin olgunlaşma yeri olarak tanımlayabiliriz. Bu bölgede geçici bir şekilde depolanan spermler hareket ve döllenme yeteneği kazanmaktadır.  Epididim bölgesinden sonra sperm hücreleri vas deferens dediğimiz sperm kanalında aracılığı ile veziküloseminalis olarak adlandırılan bezden salgılanan sıvılarla birlikte prostat bölgesine açılarak idrar yolundan dışarı atılmaları sağlanır.

Erkek üreme anatomisi, genel anatomi bilginizi destekleyecek önemli bir konudur. Vücudunuzu daha iyi tanımak hastalıklara karşı sizi daha avantajlı kılacaktır.

 


Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Vaikosel, testisin venöz yapısında oluşan ve doğuştan olan bir damarsal anomalidir. Yaşla birlikte ilerleyerek sperm yapım bozukluğuna neden olabilir. Çok ilerlemiş olgularda testis boyutlarında azalma ve testosteron yapımında bozukluklara neden olabilir. Bazı erkeklerde sperm yapım bozukluğu dışında testiste veya kasık bölgesinde ağrı olabilir. Genellikle sol testiste görülmekle birlikte her iki testistede olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 1992 yılındaki verilerine göre 9043 erkekte semen analizi incelemelerinde, sperm parametreleri bozuk olan erkeklerin %25’inde ve normal sperm parametrelerine sahip erkeklerin %12’sinde varikosel tespit edilmiştir. Başka bir çalışmada infertilite şikayeti ile başvuran erkeklerin %35-40’ında varikosel tespit edilmiştir. Teşhiste en önemli tanı yöntemi fizik muayenedir. Testise giden kord adı verilen damar ve sinir yapısının elle muayenesinde teşhis konulur. Muayenede öksürtme veya ıkındırma ile karın içi basıncı arttırılarak genişlemiş damar yapısının tanınması amaçlanır. Sadece ıkınma yoluyla hissedilen varikosel Grade 1, ayakta muayenede ıkınmadan hissedilen Grade 2 ve dışarıdan görülür düzeyde damar yapısının olduğu varikosel Grade 3 olarak adlandırılır. Doppler ultrasound ile varikosel araştırması muayenede tam olarak algılanamayan olgularda ayırıcı tanı olarak istenebilir. Amerikan Uroloji Derneğinin 2002 yılındaki toplantısında yalnız ultrasound ile tespit edilen varikoselin klinik açıdan bir anlamı olmadığı ve operasyona gerek olmadığı bildirilmiştir. Tedavide kasık bölgesinden yapılan mikroskobik cerrahi yöntem ile damarların bağlanmasıdır. Ameliyatta mikroskop kullanılması operasyonda damarların daha net olarak tanınmasını ve testisi besleyen arterin dikkatli bir şekilde korunmasını sağlar. Bu yöntemle  yapılan cerrahi müdahelelerde başarı şansı yüksek komplikasyon oranı düşüktür.
Devamını Oku...
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Ph’ı düşük olan sıvılar ve kayganlaştırıcılar sperm için toksiktir yani öldürücüdür. Hodgin Lenfoma, testis tümörleri ve akut lenfositik lösemi (ALL) gibi genç yaşlarda görülen kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlar da şiddetli sperm yapım bozukluğuna yol açarlar. Sperm yapımından sorumlu olan hücreler radyasyona aşırı duyarlıdır. Yine kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi de sperm yapımını geçici olarak durdurabilir veya tamamen yok edebilir. Vücuttaki tüm organlara olduğu gibi sigara ve alkolün düzenli ve aşırı miktarlarda alınması sperm yapımını bozar. Aşırı alkol alımı karaciğer ve hormonal dengeyi bozarak dolaylı olarak da sperm yapımı üzerinde negatif etki yapar. Sigara içerisindeki toksik maddeler yoluyla sperm hareketliliğinin üzerinde negatif etki yapar. IVF/ICSI tedavisine alınmadan önce (en az üç ay) çiftlerin sigara ve alkol kullanımını tamamen bırakmaları tavsiye edilmektedir.  Marihuana ve kokain gibi keyif verici maddeler de sperm yapımını bozar. Vücut geliştirmede veya sporcuların kullandığı androjen hormonu, sürekli radyasyona maruz kalmak (röntgen teknisyenleri), tarımda kullanılan böcek öldürücü ilaçlar veya sürekli sıcak ortamda çalışan kişilerde sperm kalitesi bozulabilir. Düzenli saunaya veya sıcak banyo (hot tubs, hamam) yapma alışkanlığı olanlarda da sperm kalitesinde (sayı ve harekette) bozulma görülebilir.
Devamını Oku...
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm yapısındaki (morfoloji) bazı bozukluklar dölleme kabiliyetleri ve doğal yoldan gebelik oluşturmak açısından önemli bilgiler verir. Sperm morfolojisi sıfır olup normal yolla gebe kalamamış  olan çiftlerde artık mikroenjeksiyon yoluyla gebelik ve canlı doğum sağlanmaktadır. Günümüzde mikroenjeksiyon ile gebelik sağlanablen erkeğe bağlı sorunlardan biri de spermin yapısal bozukluk taşımasıdır. Dolayısıyla morfolojinin bozuk olması ICSI açısından çok da önem taşımaz. Ancak bazı önemli yapı bozukluklarının oransal olarak ileri derecelerde olması, bu erkeklerin mikroenjeksiyon yöntemi ile bile çocuk sahibi olma şanslarının düşük olabileceğini gösterir. Örnek vermek gerekirse spermin baş yapısında küre şeklinde veya anormal büyük olarak gözlenmesi kısa kuyruk yapı bozukluğu gibi durumlarda spermlerin gebelik geliştirme oranları oldukça düşüktür.
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın