Blog | Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu
Blog | Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu
 
Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı
Popüler Yazılar
Bütün Yazılar
Akraba evliliği ve Erkek İnfertilitesi
Akraba evliliği ve Erkek İnfertilitesi
Azoospermik Erkeklerde Dondurulmuş Sperm Kullanımı
Azoospermik Erkeklerde Dondurulmuş Sperm Kullanımı
Azoospermik Erkeklerde Mikro TESE Öncesi Sperm Varlığını Gösterebilecek Belirteçler Var Mı?
Azoospermik Erkeklerde Mikro TESE Öncesi Sperm Varlığını Gösterebilecek Belirteçler Var Mı?
Azospermi Hastaları Nasıl Çocuk Sahibi Olabilir?
Azospermi Hastaları Nasıl Çocuk Sahibi Olabilir?
BABA OLMAK
BABA OLMAK
Baba Olmak: Ne Zaman veya Çok mu Geç…
Baba Olmak: Ne Zaman veya Çok mu Geç…
Bekar olan erkekler: varikosel tespit edilmiş ise ameliyat edilmeli mi
Bekar olan erkekler: varikosel tespit edilmiş ise ameliyat edilmeli mi
Birkaç basit adımla sağlıklı sperm sayınızı yükseltebilirsiniz!
Birkaç basit adımla sağlıklı sperm sayınızı yükseltebilirsiniz!
Cinsel Sorunlarınızı Doktora Danışın
Cinsel Sorunlarınızı Doktora Danışın
Erkek İnfertilitesi Ve Yardımcı Üreme Teknikleri
Erkek İnfertilitesi Ve Yardımcı Üreme Teknikleri
Erkek İnfertilitesinde Kilometre Taşları
Erkek İnfertilitesinde Kilometre Taşları
Erkek İnfertilitesinde Yapılan Testler
Erkek İnfertilitesinde Yapılan Testler
Erkek İnfertilitesinin Nedenleri (Kısırlık Nedenleri)
Erkek İnfertilitesinin Nedenleri (Kısırlık Nedenleri)
Etkili Bir Baba Olmak İçin Yapmanız Gerekenler
Etkili Bir Baba Olmak İçin Yapmanız Gerekenler
FSH Yüksekliğinin Mikro TESE ile Sperm Bulma Etkisi
FSH Yüksekliğinin Mikro TESE ile Sperm Bulma Etkisi
Genetik Başkalaşım
Genetik Başkalaşım
İnsan Kök Hücrelerinden Spermin Öncül Hücreleri Elde Edildi
İnsan Kök Hücrelerinden Spermin Öncül Hücreleri Elde Edildi
Kabakulak Hastalığı Kısırlığa Yol Açabilir
Kabakulak Hastalığı Kısırlığa Yol Açabilir
Kabakulak Orşiti Tedavi Süreci
Kabakulak Orşiti Sonrası Azospermik Erkekte Tedavi Süreci
Kemoterapi İlaçlarının Sperm Yapımına Etkileri
Kemoterapi İlaçlarının Sperm Yapımına Etkileri
Klinefelter Sendromu Ne Demektir?
Klinefelter Sendromu Ne Demektir?
Klinefelter Sendromu Tedavi Yöntemleri
Klinefelter Sendromu Tedavi Yöntemleri
Klinefelterli Erkekler de Çocuk Sahibi Olabilir
Klinefelterli Erkekler de Çocuk Sahibi Olabilir
Kök Hücre Çalışmalarının Erkek Kısırlığı Tedavisindeki Yansımaları
Kök Hücre Çalışmalarının Erkek Kısırlığı Tedavisindeki Yansımaları
 Kök hücreden sperm !
Kök hücreden sperm !
Kök hücreden sperm elde edilmesi için önemli bir adım!
Kök hücreden sperm elde edilmesi için önemli bir adım!
Mikro TESE Öncesi Testosteron Seviyesinin Yükseltilmesi Başarıyı Etkiliyor Mu?
Mikro TESE Öncesi Testosteron Seviyesinin Yükseltilmesi Başarıyı Etkiliyor Mu?
Mikro-TESE Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Mikro-TESE Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Ne zaman baba olmalıyım?
Ne zaman baba olmalıyım?
Peyronie Hastalığında Yeni İlaç Tedavisi
Peyronie Hastalığında Yeni İlaç Tedavisi
Prostat Kanseri Teşhisinde 55 Yaş Öncesine PSA Testi Artık Önerilmiyor
Prostat Kanseri Teşhisinde 55 Yaş Öncesine PSA Testi Artık Önerilmiyor
Semen Analizi İçin Örnek Nasıl Verilmelidir?
Semen Analizi İçin Örnek Nasıl Verilmelidir?
Soğuk havalarda çocuğunuzla  evde yapabileceğiniz eğlenceli aktiviteler
Soğuk havalarda çocuğunuzla evde yapabileceğiniz eğlenceli aktiviteler
Sperm DNA Fragmantasyonu
Sperm DNA Fragmantasyonu
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Sperm Kalitesi
Sperm Kalitesi
Sperm Nasıl Oluşur?
Sperm Nasıl Oluşur?
Sperm Sayısı Kaç Olmalı?
Sperm Sayısı Kaç Olmalı?
Sperm Sayısı Nasıl Artırılır?
Sperm Sayısı Nasıl Artırılır?
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Spermin Ömrü Ne Kadardır?
Spermin Ömrü Ne Kadardır?
Testosteron İlaçları Sperm Yapımını Azaltıyor!
Testosteron İlaçları Sperm Yapımını Azaltıyor!
Umudunuzu Kaybetmeyin
Umudunuzu Kaybetmeyin
Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Varikosel Nedir, nasıl tedavi edilir ?
Vücudunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Vücudunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?
X Kromozomu ve Sperm Üretimi
X Kromozomu ve Sperm Üretimi
Yapay Sperm
Yapay Sperm
Erkek İnfertilitesinde Kilometre Taşları
Erkek İnfertilitesinde Kilometre Taşları
Önceleri infertil olarak kabul edilen ve biolojik olarak baba olmaları imkansız olduğu düşünülen erkeklerin Üroloji’de araştırma ve tedavilerin geliştirilmesi ile çocuk sahibi olmaları başarılmıştır.  Erkek infertilitesindeki bu gelişmeler genel olarak özellikle teknolojideki ilerlemelerle daha da hız kazanmıştır. Bunları teşhis koymada laboratuar tetkiklerindeki, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler, tedavide ise mikrocerrahi yöntemlerinin geliştirilmesi ve in vitro fertilizasyon yöntemlerindeki gelişmeler olarak sayabiliriz. Tüm bu bilimsel gelişmelerin başlangıcı olarak 1677 yılında Antonie van Leeuwenhoek adlı Hollandalı bilim adamı kendi yaptığı mikroskopla ilk kez spermi keşfedişini ve tarif edişini alabiliriz. Ancak spermle yumurta hücresini döllemesini (fertilizasyon) ile ilgili bilgileri edinebilmek için bu keşiften 200 yıl daha süre geçmesi gerekti. 1929 yılında Donald Macomber ve Morris Sanders adlı doktorlar ilk defa sperm sayısının infertiliteye neden olabileceğini ortaya attılar. Bu önemli gelişmeden sonra New York Cornell Üniversitesinden Dr. John McCloud sperm sayısı kadar spermin hareketliliği ve canlılığının erkek infertilitesinde rol onayabileceğini tespit etti. Bir yandan temel bilimlerdeki sperm morfolojisi üzerindeki çalışmalar devam ederken sperm yapımı hakkında da bilgi edinmek için araştırmalar devam etmekteydi. İlk olarak 1942 yılında bir ürolog olan Charles W. Charny testisden alınan biopsi parçalarını mikroskobik olarak inceleyerek kanal yapısındaki testiste spermlerin yapımı ve transferinde bu kanal yapısının önemini ve fonksiyonunu belirtti. 1955 yılında İskoçyalı cerrah W. Selby Tulloch testis etrafında genişlemiş venlerin bulunmasının (Varikosel) sperm yapımını azaltıcı etkisini ortaya attı ve bu durumdaki infertil erkeklerde ameliyatla varikoselin düzeltilmesini önerdi. Ancak günümüze kadar varikoseli olan erkeklerin bazılarının operasyon sonrası eşlerinde gebelik görülürken bazılarında gebeliğin neden oluşmadığı ve varikoseli olan erkeklerin ise doğal yoldan çocuk sahibi olmaları tam olarak açıklanabilmiş değildir. 1971 yılında Albert Einstein Tıp Merkezinden Emil Steinbergerin yaptığı çalışmalar erkek üreme sisteminde hormonların sperm yapımı üzerindeki etkilerini açıklamada yardımcı oldu. Bu sayede testiste sperm üretim bozukluğu olan erkeklerle, tıkanıklığa bağlı olarak sperm çıkışı olmayan erkeklerin hormon sonuçlarına bakılarak teşhisi yapılmaya başlandı. Ayrıca hormon yetersizliğine bağlı olarak sperm yapım bozukluğu olan erkeklerde hormon tedavisi ile sperm yapımının sağlanabileceği gösterildi. 1985 yılında Larry Lipshultz ilk olarak erkek infertilitesinde tıkanıklığa bağlı olguları tespit için ultrasound kullanımını önerdi. Bu yolla ameliyat gibi invaziv yöntemler kullanılarak teşhis konulmaya çalışılan erkeklerde ultrasound ile kolayca teşhis edilmeleri sağlandı. 1980 li yıllarda uretradaki tıkanıklıklara bağlı erkek infertilitesinin tedavisinde Dr. Weintraub tarafından ilk kez endoskobik girişimle bu tıkanıklıklar açılarak sperm çıkışı sağlanmış oldu.  Yine 1970-80 yıllar arasında spermi fonksiyonel olarak daha iyi değerlendirmeye yarayan testleri keşfetmek için araştırmacılar yoğun gayretler sarfettiler. 1976 yılında ilk defa özel olarak hazırlanmış hamster yumurtalarına spermleri enjekte ederek in vitro fonksiyonlarını inceledi. Bu yolla spermin yumurtaya geçişini sağlayan mekanizmaların test edilmesi öngürülmekteydi. 1976 yılında Tiepolo ve Zuffardi ilk kez sperm yapım bozukluğuna bağlı azoospermisi olan erkeklerde Y kromozomu uzun kolu üzerindeki bazı bölgelerde silinmeler olabileceğini ortaya attılar. Bu çalışmanın üzerinden 19 yıl geçtikten sonra 1995 yılında Reijo ve arkadaşları ilk olarak Y kromozomu üzerinde “azoospermia geni” olarak tarif ettikleri ve DAZ (deleted in Azoospermia) adını verdikleri bir geni keşfettiler. Hemen 1 yıl sonra Vogt ve arkadaşları Y kromozomu uzun kolu üzerinde genlerinde sperm yapımından sorumlu olduğunu ve bu genlerin 3 önemli bölgede toplandığı gösterdiler. 1992 yılında erkek infertilitesinde büyük bir çığır açan tek bir spermin yumurtaya enjeksiyonu sonucunda döllenerek embriyo oluşturduğu tespit edildi. Palermo tarafından gerçekleştirilen bu yöntemin keşfi gerçekte bir kaza sonucu yumurta zarı altına sperm enjeksiyonu sırasında yanlışlıkla spermin yumurtanın içerisine enjekte edilmesiyle olmuştur. Mikroenjeksiyon adı verilen bu yöntem sayesinde geçmişte çocuk sahibi olma şansı hiç olmayan azoospermik erkeklerde çocuk sahibi olma imkanına kavuşmuşlardır. Devroey ve arkadaşları 1994 yılında azoospermik erkekte testisten elde edilen sperm ile mikroenjeksiyon sonrasında yumurtanın döllendiğini göstermiştir. Yine o yıllarda sperm üretim bozukluğuna bağlı olan azoospermik erkeklerde testis içerisinde bazı bölgelerde halen sperm üretiminin olabileceği kanıtlanmıştır. Bunun üzerine araştırmacılar testisin değişik bölgelerinden çoklu biopsi örnekleri alarak sperm elde etmek için uğraştılar. Ancak bu yöntemde tekrarlayan operasyonlarda aşırı miktarlarda doku kaybı olduğu için sakıncaları olduğu ortaya çıktı. 1999 yılında Cornell Universitesinden Shclegel ilk kez mikroskobik TESE yöntemini tarif etti. Bu yöntemde testisteki doku kaybının daha az ve sperm bulma oranının daha yüksek olduğu gösterildi
Devamını Oku...
Peyronie Hastalığında Yeni İlaç Tedavisi
Peyronie Hastalığında Yeni İlaç Tedavisi
Amerikan Üroloji Derneği (AUA) 2013 yılı toplantısında Connecticut Üniversitesi’nden Dr Stanton Honig, penis eğriliği ve ereksiyon problemine yol açan Peyronie Hastalığı’nın tedavisinde yeni bir ilaç olarak Kollejenaz Klostridyum Histolitikum (CCH) tedavisi hakkında araştırma sonuçlarını bildirdi. İleri yaş erkeklerde %3-8 oranında görülen peyroni hastalığında henüz etkinliği kesin olarak kabul edilmiş bir medikal tedavinin olmadığını belirten Dr. Honig, kollejenaz tedavisinin peniste oluşan sert plakları eritmede ve eğriliğin düzeltilmesinde faz 2 ve faz 3 çalışmalarının oldukça ümit verici olduğunu açıkladı. İlaç tedavisi alan hastaların placebo ile karşılaştırıldığında cinsel yaşam kalitelerinin anlamlı olarak arttığının tespit edildiği ve Eylül 2013 tarihine kadar Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi tarafından ilacın tedavide kullanımı konusunda karar beklendiği bildirildi.
Devamını Oku...
Testosteron İlaçları Sperm Yapımını Azaltıyor!
Testosteron İlaçları Sperm Yapımını Azaltıyor!
Erkek infertilitesinin tedavisinde kullanılan testosteron ilaçları hipofiz bezi hormonlarının salgılanmasını azaltarak sperm üretimini azaltıyor. Erkek infertilitesinin tedavisi amacıyla kullanılan tedavi yöntemleri için; ABD’de endokrinolog, ürolog ve aile hekimlerini kapsayan bir araştırma sonucunda, doktorların önemli bir kısmının testosteron seviyeleri düşük olan ve çocuk sahibi olmaya çalışan erkeklere, testosteron ilaçlarını tedavi için verdikleri yakın zamanda Amerikan Üroloji Dergisi’nde yayınlanmıştı.  Amerikan Üroloji Derneği’nin San Diego şehrinde yapılan yıllık toplantısında Toronto Üniversitesi’nden Dr. Ethan Grober, üroloji hekimlerine testosteron tedavisinin infertilite tedavisinde yeri olmadığına dair mesaj vermek üzere bir konuşma yaptı. Grober, konuşmasında; dışarıdan verilen testosteronun, hipofiz bezi hormonlarının salgılanmasını azaltmak suretiyle testislerin ürettiği testosteronu azalttığını ve sperm yapımını belli bir süre sonra tamamen durdurabildiğini belirterek, testosteron hormonunun dışarıdan verilmesinin erkek infertilitesi tedavisinde yeri olmadığını bir kez daha hatırlatmış oldu.
Devamını Oku...
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm Yapısı (morfoloji) Sıfır Olan Erkeğin Çocuğu Olur Mu?
Sperm yapısındaki (morfoloji) bazı bozukluklar dölleme kabiliyetleri ve doğal yoldan gebelik oluşturmak açısından önemli bilgiler verir. Sperm morfolojisi sıfır olup normal yolla gebe kalamamış  olan çiftlerde artık mikroenjeksiyon yoluyla gebelik ve canlı doğum sağlanmaktadır. Günümüzde mikroenjeksiyon ile gebelik sağlanablen erkeğe bağlı sorunlardan biri de spermin yapısal bozukluk taşımasıdır. Dolayısıyla morfolojinin bozuk olması ICSI açısından çok da önem taşımaz. Ancak bazı önemli yapı bozukluklarının oransal olarak ileri derecelerde olması, bu erkeklerin mikroenjeksiyon yöntemi ile bile çocuk sahibi olma şanslarının düşük olabileceğini gösterir. Örnek vermek gerekirse spermin baş yapısında küre şeklinde veya anormal büyük olarak gözlenmesi kısa kuyruk yapı bozukluğu gibi durumlarda spermlerin gebelik geliştirme oranları oldukça düşüktür.
Devamını Oku...
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Sperm İçin Toksik, Öldürücü Maddeler
Ph’ı düşük olan sıvılar ve kayganlaştırıcılar sperm için toksiktir yani öldürücüdür. Hodgin Lenfoma, testis tümörleri ve akut lenfositik lösemi (ALL) gibi genç yaşlarda görülen kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlar da şiddetli sperm yapım bozukluğuna yol açarlar. Sperm yapımından sorumlu olan hücreler radyasyona aşırı duyarlıdır. Yine kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi de sperm yapımını geçici olarak durdurabilir veya tamamen yok edebilir. Vücuttaki tüm organlara olduğu gibi sigara ve alkolün düzenli ve aşırı miktarlarda alınması sperm yapımını bozar. Aşırı alkol alımı karaciğer ve hormonal dengeyi bozarak dolaylı olarak da sperm yapımı üzerinde negatif etki yapar. Sigara içerisindeki toksik maddeler yoluyla sperm hareketliliğinin üzerinde negatif etki yapar. IVF/ICSI tedavisine alınmadan önce (en az üç ay) çiftlerin sigara ve alkol kullanımını tamamen bırakmaları tavsiye edilmektedir.  Marihuana ve kokain gibi keyif verici maddeler de sperm yapımını bozar. Vücut geliştirmede veya sporcuların kullandığı androjen hormonu, sürekli radyasyona maruz kalmak (röntgen teknisyenleri), tarımda kullanılan böcek öldürücü ilaçlar veya sürekli sıcak ortamda çalışan kişilerde sperm kalitesi bozulabilir. Düzenli saunaya veya sıcak banyo (hot tubs, hamam) yapma alışkanlığı olanlarda da sperm kalitesinde (sayı ve harekette) bozulma görülebilir.
Devamını Oku...
Spermin Ömrü Ne Kadardır?
Spermin Ömrü Ne Kadardır?
Ejakulasyon sonrası spermin ömrü, eğer gerekli fizyolojik koşullar sağlanıyor ise, yani sıcaklık, nem vb. uygun ise yaklaşık 48-72 saattir. Kuru ortamlarda, belirgin olarak düşük veya yüksek sıcaklıklarda veya insan için potansiyel zararlı olabilecek kimyasal maddelerin varlığında, belirtilen süre ciddi olarak kısalır.
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın