Başarı Hikayeleri | Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu
 
Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı
Azoospermi: Y kromozomunda AZFc kaybı

13 yıllık evliyiz, 5 yıl önce çocuk istemeye başladık.1 sene normal yollarla denedik, olmadı. Bana varikosel teşhisi konuldu. Varikosel ameliyatı olmadan çocuğunuz olmaz dediler. Varikosel öncesi spermiogram testinde sperm görülmedi. Varikosel ameliyatı oldum. Ameliyattan 6 ay sonra da spermiogram testlerinde sperme yine rastlanmadı. İstanbul’da birçok doktor dolaştık, nedeni belli olmayan azospermi dediler, uğraşmayın sizin çocuğunuz olmaz dediler. İnternetten araştırarak bulduğumuz bir doktora bir buçuk yıl önce gittik. Siz azospermisiniz dedi, sebebini söylemedi, bir süre ilaç tedavisi yapıp haploid hücre oluşmasını bekleyeceğiz, olmadı Mikrotese yaparız dedi. Nohut kürü yapıp sabah akşam nohut suyu içmemizi söyledi. Soğuk algınlığı ilacını ve bir takım ilaçlar verdi. 3 ay kullandık, Sperm boyama testi istedi. Sonuç hep aynı, Yine sonuç yok. Ben bu kısır döngüde umutsuzca devam ederken eşim Dr. Emre Bakırcıoğlu ismini duymuş. "Buraya bir gidelim şansımızı deneyelim, kaybedecek bir şeyimiz mi var?" dedi. Randevu aldık muayene yaptıktan sonra bizden genetik testler istedi. Genetik test sonucunda sorunumuzun Y kromozomunda (azfc bölgesinde delesyon) olduğunu bu durumda sperm bulma şansının mikro TESE yöntemi ile oldukça iyi olabileceğini söyledi ve bir hafta sonraya Mikrotese ameliyatı olmaya karar verdim . Ameliyatta tek taraftan tüp bebek işlemine yetecek kadar sperm bulunarak donduruldu. Bu bizim için bir mucizeydi. Hiç umudumuz kalmamışken, 2 yıl zaman kaybından sonra ilk sorunumuzun ne olduğunu öğrendik, hem Mikrotese’ de olumlu sonuç aldık. Çok teşekkür ederiz. Saygılarımla. M. A.

Uzun bir bekleyişin ardından

1999 yılında evlendim. Evliliğimizin ilk üç yılında çocuk sahibi olamadık. Sorunumuzun ne olduğunu anlamak için eşimle birlikte doktora gittik. Yapılan muayene sonrasında sorunun bende olduğu ortaya çıktı. Canlı sperm çıkışı yoktu, herhangi bir doktor veya hastane ismi vermek istemiyorum tavsiyeler üzerne çeşitli hastane ve doktorlara gittim. Sonuç olumsuzdu. Söylenen benim gibi sorunlu bir insanın çocuk sahibi olamayacağı ve sorunun küçük yaşta yapılması gereken bir cerrahi müdahalenin yapılmamasından dolayı imkansız olduğu idi. O zamanlar büyük hayal kırıklığına ve ümitsizliğe düşmüştüm. Fakat yinede mücadeleden ve derdime deva aramaktan vazgeçmedim. Nihayet bir yakınımın tavsiyesi ile Dr. Emre Bakırcıoğlu’na muayene olmaya gittim. Muayene ve tahliller sonucunda Dr. Emre Bey iyi netice alabileceğimizi tedavinin uzun sürebileceğini ve sabırlı ve istekli olmam gerektiğini söyledi. Mayıs 2003 de başlayan tedavide ilk 3 ay yalnız bir hormon tedavisi ve sonrada sperm çoğaltıcı başka bir ilaç ekleyerek tedavime devam ettim. Ancak 9 ay sonra yaptırdığım sperm analizinde yine hiç hücre görülmedi. Tedavimi ısrarla sürdürmek kararındaydım. 3 ay sonraki sperm analizimde 1 adet sperm, sonrakinde 16 ve daha sonraki sperm testinde 360 bin sperm çıkışı oldu. Bu benim ve eşim için müthiş bir olaydı. Dr. Emre Bey’in tavsiyesi ile mikroenjeksiyon yöntemi ile çocuk sahibi olmayı denemeye karar verdik. 4 Eylül 2004 te eşimle birlikte tedaviye başladık. 22 Ekim 2004 de yıllardır özlemini duyduğumuz haberi aldık. Eşim çoğul gebeliğe kalmıştı.

Başta Allah’a sonsuz hamd eder ve Dr. Emre Bakırcıoğlu’na ve Dr. Halit Erden’e sonsuz sevgi ve saygılarımızı sunarız.

Hayrettin Sürmen

Azospermi sorununu Mikro TESE ile aştık!

Evliliğimizin 8. ayında test sonuçlarımızdan  normal yollarla çocuk sahibi olamayacağımızı öğrendikten sonra eşimle birlikte konu hakkında internetten araştırmalarda bulunduk. Bu süreçte kimseyle paylaşamadığımız sıkıntımızı gözümüzde büyütmek yerine ona çare bulmanın yollarını aradık. Tercih yapmamız gerekiyordu bizde kendi alanında en iyi olduğuna inandığımız Dr. Emre  Bakırcıoğlu’na gitmekte karar kıldık. Dr. Emre Bey’le tanıştıktan sonra hastalığımız olan azosperm hakkında detaylı bilgi sahibi olduk. Mikrotese ameliyatı ile çocuk sahibi olabileceğimizin umutları yeşerdi. Mikro TESE operasyonundan  sonra Dr. Emre Bey’in verdiği haberle dünyalar bizim oldu. Rabbimin izniyle Dr. Emre Bakırcıoğlu ve ekibinin vesilesiyle bugünlere gelebildik. YAHYA'mızı kucağımıza almak çok şükür ki nasip oldu. Dr. Emre Bakırcıoğlu, Dr. Süleyman Tosun ve ekibine teşekkürler az kalır bize yaşattıkları mutlulukların yanında. Bu mutluluğu bizim gibi binlerce aileye daha yaşatmaları ümidiyle...                       

 

Ersin & Leyla Yıldız

Her şey Mümkün Olabilir Yeter ki İçinde Umut Olsun

Yıllarca Üroloji ve Endokrin Doktorlarına tedavi olup olumsuz cevaplar alıyordum. Çocuğun olmaz evlatlık almayı düşün diye teselli alıyordum. Bunu söyleyen doktorlar üniversitede üroloji profesörü ile özel bir hastanedeki endokrinoloji profesörüydü. Umudumu kaybetmeyip internetten azospermi hakkında araştırma yaptığımda Dr. Emre BAKIRCIOĞLU ismi karşıma çıktı.

Emre hocaya evliliğimin birinci yılında 2015 yılının Nisan ayında muayene oldum. Yaptığı tetkikler ile iyi bir tanı da bulundu. Sabretmem gerektiğini biliyordum, Emre Hocanın söylediği aylarda sperm çıkışı oldu ilaç tedavisine başladıktan 10 ay sonra 1 milyonla sperm çıkışı gözlendi. 2.5 ay sonraki sperm analizinde bu sayı 5 milyon oldu, bir sonraki analizi Ağustos ayında yaptığımda ise sperm sayısı 30 milyon oldu. Emre BAKIRCIOĞLU’nun söylediği aylarda  Kurban Bayramı öncesinde müjdeli haberi aldık. Bizim için çifte bayram oldu. Eşim şuan yaklaşık olarak 2 aylık hamile ve doğal yollarla gebe kaldı. Emre hocanın hastalarının başarı hikayelerini okuyup gıpta ediyordum, kısmet ki bugün bu sayfalara yazmak bize de nasip oldu. İyi ki Dr. Emre BAKIRCIOĞLU ile tanışmışım. Allah sağlıklı ve mutlu bir hayat nasip etsin. Kendinizi Emre BAKIRCIOĞLU’na teslim edin, takdir ALLAH’a kalmış.

Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. (Yusuf Suresi-87, Zumer Suresi-53)

 

Hasan & Zeynep

'bir gün evleneceğimizi de adımız gibi biliyorduk'

Emre Bey ve Numan Bey Merhaba, 

Öncelikle sizleri tanımış olmaktan son derece mutlu olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Eşimle küçük yaşlardan beri birbirimizi seviyorduk ve bir gün evleneceğimizi de adımız gibi biliyorduk. Ancak bu sevgiye düşen tek gölge eşimin doğuştan inmemiş testis ve buna bağlı olarak Azospermi hastalığıydı. Yıllarca çocuk sahibi olamayacağımızı düşünerek içimizdeki aile olma ve çocuk sahibi olabilme duygusunu hep törpülemiştik. Evliliğimize kadar olan bütün süreçlerde aklımızın bir köşesinde olan ve hiç sohbetlere konu olmayan bu durumu yıllarca araştırdım ve hep karşıma TESE yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğimiz çıktı. Her TESE tedavisini araştırdığımda ise karşımıza çıkan isim Dr. Emre Bakırcıoğlu idi. Evlendikten sonra eşimle birlikte geldiğimiz ilk muayene de ise bir daha hayatım boyunca hiç unutamayacağımız güzellikte cümleler kurarak yıllarca içimizde sakladığımız hevesi tekrar gün ışığına çıkardınız. Çünkü biliyordum ki sizin gibi iyi insanlar ve doktorlar olmayacak duaya amin demezlerdi. O gün içimizde çok önceden yok olan umutları tekrar yeşerttiniz. Size minnet ve sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Tüm işlemler ve tetkiklerden sonra eşimle birlikte tedaviye aynı anda başlayacağımızı ve benim Kadın Doğum ile ilgili tüm işlemleri de Dr.Numan Bayazıt'ın yürüteceğinizi söylediğinizde aynı güven ve umut bir kez daha yeşerdi, çünkü sizler bizim için hep bir doktordan fazlası oldunuz. 

Ve siz Numan Bey, 

Aylarca sizinle yürüttüğümüz bu süreçte yine hep bir doktordan fazlası olarak bu zorlu dönemi inanılmaz rahat atlatmamızı sağladığınız için size çok çok teşekkür ediyoruz. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce internette okuduğum tüm başarı veya başarısızlık hikayelerinde çiftlerin uzun yıllar boyu sürekli doktor değiştirerek inanılmaz acılar çekerek çocuk sahibi olma yolunda yıprandıklarına şahit oldum. Ancak Allahın karşıma sizi çıkarması benim için ilk günden beri anladığım büyük bir şans ya da dualarımın kabulüydü. 1 Yıl gibi çok kısa bir sürede hem tedaviye başlayıp hem de 3. deneme sonucunda ikiz bebeklere gebelik gerçekleşmesi benim dualarımdan fazlasıydı. Moralim bozuk olduğunda ya da tedavinin küçük acılarına bile dayanamadığım zamanlarda vermiş olduğunuz psikolojik destek ile bugün dünyanın en mutlu annesi oldum. Evet hiç doktor doktor gezmedim. Evet hiç umutlarım da yıkılmadı. İlk çaldığımız kapı siz oldunuz ve hep umut oldunuz. Hep umut verdiniz.  İlk denememiz başarısız olduğunda bile üzülmedik çünkü büyük bir manevi destek ile eşimle benim yanımda oldunuz. 38 Hafta boyunca tüm nazımı çektiğiniz için, tüm tedavi sırasındaki testler, ilaçlar ve işlemleri kolaylıkla halletmemizi sağladığınız için, mükemmel geçen hamilelik sürecinden sonra belki on kat daha harika geçen doğum ve doğum sonrası süreç için binlerce kez teşekkür ediyoruz. 

Sizin aracılığınız ile Allah'ın bize olan hediyeleri Asaf Enes ve Elen Naz'ımızı ekte fotoğrafını gönderiyorum. 

İyi ki tanıştık Dr. Emre Bey

Gitmiş olduğum doktorun senin çocuğun olmaz diyerek net çizgi ile kestiği umudumuz Dr.Emre Bakırcıoğlu ile tanıştığımızda tekrar yeşermeye başlamıştı.
Kallman sendromu  diye tanımlanan bir rahatsızlığım var yani spermim hiç yoktu. Doktorun çocuğunuz olmaz ifadesini eşim ikna olmaması "teknolojinin tıbbın bu denli gelişmiş olduğu bir zamanda nasıl kesin konuşulabilir daha hiç bir uğraş hiç bir tedavi görmeden" diyerek doktorun söylemeni kabul etmemesi ile internetten bilgi edinmeye başladık. Bundan sonraki araştırmalarımız bizi hep Dr. Emre Bakırcıoğlu ismine yönlendirdi. 2009 yılında tanıştık Dr.Emre Beyle. Uzun ve zorlu bir süreç olacağını söylemişti. Tedavi sırasında başa döndüğümüz günlerde oldu. Ama rabbimden umudumuzu hiç kesmedik.
Yıl 2012 oldu ve Dr. Emre Bey'in tedavi çizelgesi istenilen sonuçları vermeye başlamıştı. İlk olarak çok başarılı Mikro tese ameliyatı ile Emre bey sperm elde etti ve sonrası tüp bebek yöntemi ile bir evlat sahibi olduk .
Şimdi İyi ki tanıştık Dr. Emre Bey'le ve iyi ki hiç vazgeçmedik Dr. Emre Bey'den diyorum.
Allahın izni ile tedaviye başladığımız ilk günden itibaren kendisine ve başarısına inandığımız güvendiğimiz Dr.Emre Bakırcıoğlu, Dr.Süleyman Tosun ve başarıda emeği geçen tüm ekibine sonsuz teşekkürler
sonsuz saygılarımızla..
 
Erhan & Mürüvet Pur

Normal yoldan gebe kaldım

Sevgili Dr. Emre Bey;

Size hayat hikâyemi gönderiyorum. Sıkılmadan okursanız çok memnun olurum. 11yıl önce evlendim. Her kadın gibi bir çocuğumun olmasını çok istiyordum. İstanbul’un birçok özel hastanelerine gittik. Eşimin hiç çocuğu olmayacak, olmaz diye bana rapor verdiler hayatımız zindan oldu ve ani bir şok yaşadı. O an yaşamımın bittiğini anladım. Bir çocuğumun olmasını çok istiyordum tabi... Allaha olan inancımızı hiç kaybetmedik. Eşimi sürekli teselli ediyordum. Bir müddet tedaviye ara verdik, çünkü artık yorulmuştuk. Sonra televizyonda bir programda bir doktoru dinledim ve ona başvurmaya karar verdim ve gittim. O da bana çocuğumun olmayacağını söyledi ikinci kez yıkılmıştım. Allah’ım bana bir çocuk ver diye her gün dua ediyordum. Allahtan ümidimi hiç kesmedim. Çocuğum olacak diye hep kendimi teselli ettim. Hollanda’dan arkadaşım gelmişti 8 aylık hamileydi Tüp bebek yaptırmıştı. Dr. Emre Bakırcıoğlu’na gitmemi önerdi ve gittim. Dr. Emre Bey'le tanıştıktan sonra sizin çocuğunuz olur dedi. Ben ve eşim inanamadık o gün tedaviye başladık. Bize tüp bebeğe gerek kalmaz dedi, biz inanamadık. 6 ay sonra eşimde de değişiklik oldu ve sperm çıkmaya başladı. Hemen tüp bebeğe karar verdik ve yaptırdık. Maalesef tutmadı... Hayatımız bir daha yıkıldı. Doktorumu aradım. Olmadı dedim olmayacak, Allah bana bu duyguyu tattırmayacak dedim ve kabullendik. Dr. Emre Bey Allahın izniyle olacak sabırlı olun dedi ve tedaviye devam ettik. 3 ay sonra normal yoldan hamile kaldım. O anki sevincimi tarif edemem... Dr. Emre Bey size ne kadar teşekkür etsem azdır. Siz bizim için o kadar değerlisiniz ki anlatamam... Allah'ın izniyle sonra sizin sayenizde melek gibi bir kızım oldu. Şu anda 15 aylık, benim gibi olan hastalara ümidini kesmemelerini ve inanarak yollarına devam etmelerini dilerim... Allah her isteyene bu duyguyu tattırsın.

M. ve İ. KARA'dan
DR.EMRE BAKIRCIOĞLU'na
SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA

‘’Derdi veren Rabbim dermanını da verir, yeter ki istemesini ve sabretmesini bilelim.’’

Defalarca devlet ve özel doktorlara gidip artık yorulma belirtilerinin başladığı bir dönemdi çünkü tek çözümün TESE olman ve o da olmaz ise senin çocuk sahibi olma ihtimalin bu günkü teknolojiye göre yok denilmişti hem de alanında uzman diye bana önerilen doktorlardan duyduğum sözcüklerdi bunlar, evet TESE ameliyatı oldum ve sonuçta sperm bulunamamıştı. O andan itibaren benim içinde bulunduğum durumu ancak benim durumunda olanlar tam olarak anlayabilir benimde onlara naçizane tavsiyem sakın ama sakın ümidinizi yitirmeyin….

 2015 yılı ocak ayı  yani TESE ameliyatımdan 5 yada 6 ay sonra saat 23:30 civarı internette Dr. Emre Bey’in bir makalesini okuyordum ve anahtar kelimeyi defalarca okudum ‘menide hiç sperm hücresi olmayan bir bireyin’ dahi çocuk sahibi olma ihtimali var, ve o saatte Dr. Emre Bakırcıoğlu’nu araştırdım bir tel numarasına ulaştım ve aradım. Telefon açıldı ve ucunda Dr. Emre Bey vardı derdimi anlattıktan sonra seni mutlaka muayene etmeliyim, İstanbul’a gelmemi söyledi  hiç vakit kaybetmeden gittim muayene etti, test yaptırdı ve sonunda düşüncesini söyledi senin belki doğal yolla bile çocukların olabilir ancak dediklerimi harfiyen uygulayacaksın ve en önemlisi en az bir yıl sabredeceksin! Ne kadar sevindim bilemezsiniz tedaviye o gün başladık, her ay sonu test yaptırıyorum ancak olumsuz yaklaşık sekiz ay sonra bir telefon geldi Emre beydi  ve tebrikler 2 adet sperm bulundu dedi Ya rabbim ben ve eşim nasıl sevindik dua ettik şükürler olsun ve Dr. Emre Bey’in dediği gibi her ay sperm sayısı arttı 1.5 yılın  sonunda sayı milyona ulaştı ancak biz sabredemedik ve tüp bebek yaptırmak istediğimizi kendisine söyledik anlayışla karşıladı ve Dr. Süleyman Bey’le bizi görüştürdü takip eden ayda Süleyman beyinde her aşamasında elinden geleni yapması  ve Rabbimin inayetiyle müjdeli haberi aldık Allah’ım ne büyük mutluluk….

 Bizim durumumuzda olanlar varsa onlardan ricam sakın ama sakın ümidinizi kaybedip vazgeçmeyin  inanıyorum ki Rabbim sizin karşınıza da birilerini çıkaracaktır yeter ki sabredin ve ona sığının.

           Saygılarımla…

İnmemiş testise bağlı azoospermi

Biz evlenir evlenmez bir bebeğin yolunu gözlemeye baslayalım istiyorduk. Birkaç ay geçtikten sonra bu olmayınca nedenini merak etmeye başladık ancak yine de 11 ay bekledik. 11 ay sonra eşim önce ünlü bir hastanede spermiogram yaptırdı. O günün akşamı evde hastaneden verilen dokumanları incelerken sperm bozuklukları ile ilgili ilk bilgileri ediniyorduk. Azospermiye ilk o dokumanda rastladık. Aklımda kalan cümleler: azospermi sperm bozukluklarının en ileri şeklidir. menide hiç sperm olmaması halidir. buna rağmen azospermi umutların sonu değildir. Artık azospermi sorunu olan erkeklerin de çocuk sahibi olabilmeleri mümkündür. Bu cümleleri okuduktan sonra eşimle aramızda "yani umutların sonudur demek istiyorlar" diye konuştuğumuzu çok iyi hatırlıyorum. Ertesi sabah eşim hastaneden elinde sperm sayısı: 0 yazan tahlil sonucu ile geldi. Yani azospermi. tahlil sonucu böyle çıkan bir çiftin neler hissedebileceğini anlatmak cok zor. Esim bebeğimizi kucağıma alana kadar bana söylemedi ama o gun hastanenin konuyla ilgili uzman profesoru evlat edinmeyi düşünebileceğimizi çünkü bu durumdaki çiftlerin bebek sahibi olmalarının imkansiz olmasa da çok çok düşük bir ihtimal olduğunu söylemiş. Sadece tahlil sonucuna bakarak.
İlk günlerin şokunu attıktan sonra araştırmaya başladık. İki doktorun ismine ulaştik. İkisiyle de görüştük. İkincisine, Dr. Emre Bakırcıoğlu'na güvendik ve tedaviye onunla başlamaya karar verdik. Bu kararı vermemizde Dr. Emre Bey'in hastalarından bizimle birebir aynı durumda olup o günlerde bebek bekleyen bir çiftle karşılaşmış olmamızın da payı vardı.
Dr. Emre Bey tedavi boyunca her aşamada bizi çok net bir şekilde bilgilendirdi, sorularımızı hiç cevapsız bırakmadı. Yine de süreç çok zordu bizim için. azosperminin nedeninin çocuklukta yaşanan inmemiş testislerden kaynaklandığını öğrendik. Eşim 5 yaşında iki taraflı kasık fıtığı ameliyatı geçirmişti. Bu ameliyat için geç kalınmış bir yaşmış 5, eşim bu nedenle sperm üretimi ile ilgili problem yaşıyormuş. Yine de mikrodiseksiyon TESE ile içerde sperm uretimi olan bölgeler varsa tespit edilebilirmiş. Çok az sayıda hatta 1 tane bile sperm bulunabilse hamilelik şansım varmış. Yapılan testler ve tetkikler sonrasında Dr. Emre bey şansımızın % 60 olduğunu söyledi. Sevindik ve o andan itibaren bu işin olacağına inandık. Başka çaremiz de yoktu. Tedaviden olumlu sonuç alınabilmesi için haleti ruhiyemizin iyi olması önemliydi. Tahlil sonucunu aldığımız günden Dr. Emre Bey'den % 60 ihtimali duyduğumuz ana kadar, test ve tetkik sonuçlarını beklerken, aslında çok yol kat etmiştik. En azından deneyebilecektik, bir tedavi şansımız vardı. Benim için en önemlisi buydu. Ya spermiogram sonucu olumsuz olduğu için hiç şansımız olmasaydı? Ya da bu operasyonu başarıyla gerçekleştirip bizim durumumuzdaki çiftlerin çocuk sahibi olmasını sağladığını bildiğimiz doktorumuz Emre Bakırcıoğlu ile karşılaşmamış olsaydık?
Eşimin ameliyatı beklediğimden uzun sürdü. Ameliyat öncesinde benim tedavim de yapıldı. Çatlatma iğnesinin süresinin dolmasına dakikalar kalmıştı yani o 36 saat bitmek üzereydi, artık bebeğimin olamayacağından çok emindim ki beklediğim odaya hemşire dalıp yumurta toplama işlemi için giymem gereken önlüğü uzattı. Çok çabuk olmalıymışım, acele etmem gerekiyormuş. O an gebelik testi sonucunu aldığım andan daha büyük bir mutluluk yaşadım. Yumurtaların toplanacak olması demek sperm bulundu demekti.
2 sağlıklı embryomuz vardı. İkisi de transfer edildi. Evliliğimizin 2. yılını doldurmasına birkaç ay kala, Dr. Emre Bey'le görüstüğümüz, tedavi konusunda bilgi aldığımız o ilk günden tam tamına 1 yıl sonra oğlumuz doğdu. Şimdi 2.5 yaşında.

"Umudunuzun elini asla bırakmayın."

11 yıllık evliyim, 38 yaşında ve Almanya’da yaşıyorum.

2009 yılında normal koşullar altında bebeğimizin olmadığını anladığımızda Almanya’da bir tüp bebek merkezine başvurduk. Yapılan spermiogramda sperm çıkışı olmadığını gösteriyordu. Uzmanlar tedaviye devam etmek için "TESE" operasyonunun gerektiğini söylenmesine rağmen esimle birlikte tedaviyi sonlandırma kararı aldık.

2015 yılında Almanya’da başka bir merkezde tekrar tedaviye başladığımızda yine ayni tespit konulunca ve FSH hormon seviyesinde yükselme olasından dolayı "TESE" operasyonu yoluyla spermlere ulaşabilmek için "uzman" diye bize önerilen bir Üroloğa TESE operasyonu için randevu aldım. Kendimden çok emin bir şekilde operasyona girdim. 15 dakika sonra eşime tüp bebek merkezine götürülmek için verilen doku örneklerle 24 saatlik uzun bekleyiş başladı.

Ancak 10. evlilik yıl dönümüzde hayatımızı karatan haberi aldık. Operasyon sonucu negatifti!!

Uzman doktorlar, bizi alternatif çarelere yönlendirmek için yoğun caba göstermelerine rağmen, biz bunu kabul etmeyip yine bir tedaviyi bitiremeden son verdik.

Bu ikinci şoku üzerimden çok çabuk atarak internette Türkiye’de bu dalda uzman hekimleri araştırmaya başladığımda bir doktor çok ilgimi çekti.

Hormon değerlerinin Sperm üretiminde büyük bir rol almadığını ve artık "TESE" yerine "MIKROTESE" operasyonlarında daha çok verimli sonuçlar alındığını öğrendiğimde, onun sorunumla ilgilenmesini istediğim kişi Dr. Emre Bakırcıoğlu’ ndan başka biri değildi.

İlk başvuru mailimizi çok kısa bir zaman birimi içinde cevap aldık. Tekrar hormonların değerlerine bakılmak üzere kan alındı, üreme kromozomlarımda şüpheli bir durumu olmadığından emin olmak için DNA´mda taramadan geçti.

Almanya’daki "TESE" operasyonundan sonra patolojiden gelen raporda bana "Sertoli-Cell-Syndrom" teşhisi konulmasına rağmen, Dr. Emre bey yine de şansımın olabileceğini ilettiğinde "MIKROTESE" operasyonunu olma kararı verdim.

Haziran 2016 da yine büyük bir gün bizi bekliyordu.

Operasyondan kısa bir süre önce yanımıza gelen Dr. Emre Bey’e "Benim umudum halen var ve siz bunu başaracaksınız dediğimi" hatırlıyorum. Yaklaşık iki saat süren op. sonra sevinç gözyaşlarını tutamayan eşimden "Müjdeli" haberi aldım.

Dr. Emre Bey baba olma hayalimi gerçekleştirmemde büyük bir rol almıştı... Dondurulmuş olan spermlerim ve şu anda bizi İstanbul’da beklemedeler..

Bir iki ay içinde, ikinci asama olan tüp bebek için tedaviye başlayacağız.

Dr. Emre Bakırcıoğlu’nu artık ailemizden biri olarak görüyoruz kendisine sonsuz teşekkürlerimiz ve şükranlarımızı sunuyoruz...

Benim konumum kötülerin en kötüsüydü ama kendimi "Türk Hekimlerinin ellerine emanet ederek" Umudumun elinden sıkıca tuttum ve asla bırakmadım...

Almanya’dan sevgiler saygılar...

17 yıllık özlemin ardından...

Merhaba Emre Bey,

Biz 1996 yılında evlendik. Evlendiğimiz 1 yıldan sonra çocuğumuzun olmadığını farkettik. Sorunun kimde olduğunu anlamak için doktora gittik. Sorunun eşimde olduğunu anladık. Hiçbir doktor eşimin derdine çare bulamadı. Bir sürü hastanelere gittik bize hep 'çocuğunuz olmuyor' dediler. Bu yüzden mutsuzluğa ve hayal kırıklığına uğradık. Ama biz yine de umudumuzu kaybetmedik, tedaviye 6 yıl ara verdik. Sonra bir arkadaşın tavsiyesi üzerine Dr. Emre Bakırcıoğlu ile tanıştık, O da eşimde  sorun olduğunu ilaçla tedavi edebileceğini söyledi. 5 ay eşime ilaç tedavisi verdi, daha sonra küçük bir operasyon sonrasında canlı hücre bulunduğunu söyledi. Biz bu haberi duymak için tam 17 yıl bekledik, şu anda hamileyim ve çok mutluyum. Allah ondan razı olsun hiç kimse umudunu kaybetmesin. Saygılar,

Mustafa ve Havva Şahin

10 yıllık özlem
Merhaba,

Eşimle 10 yılı aşkın evliyiz ve 22 aylık dünyalar tatlısı kızımız var. Biz de birçok çift gibi 7 sene evlat hasreti çektik, gitmediğimiz doktor görmediğimiz tedavi kalmadı.2 sene başka hastaneler 5 sene Tıp Fakultesi İnfertilite bölümünde tedavi gördük. Eşime azosperm teşhisi kondu, hormonlardan gelen bir rahatsızlık yüzünden ilaçla tedavi gördü FSH, LH değerleri hep düşük geliyordu bize tam bir açıklamada yapılmıyordu, zaten eşime kan tahlili yaptır sperm sayısını ölçtür bana çekilen filimler yapılan tahliller 6 ay sonra gel denilip gönderiliyorduk. Böyle geçen 7 yılın sonunda dayanamadım o kadar canım yandı ki artık yeter dedim, bunun başka bir yolu açıklaması olmalı çünkü ben umutluydum ve anne olmak istiyordum. İnternetten azospermle savaş diye bir sayfaya girdim ve sizin isminizi gördüm herkes çok iyi bir doktor diyordu, bende hem ağladım hem size yaşadığımız bütün herşey gördüğümüz tedavileri  e-maille yazdım. O kadar şanslıyımki sizde bana değer verip hemen aradınız  işte eşimle sizin yanınıza gelmemizle başlayan umut dolu yolculuğumuzun sonunda kızımızı kucağımıza aldık. Sizin bize uyguladığınız tedavi ile 3 ay sonra hamile kaldım. Siz bana zorlu bir yola giriyoruz sabırlı olacaksın demiştiniz, ben size güvendim  ve sabrettim ve meyvesini kısa zamanda aldım. Tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak hayal derken tedaviden 3 ay sonra normal yolla hamile kaldım, çünkü bize asla olmaz demişlerdi.  Hiç umudunu kaybetmeyeceksin, ufacık bir su damlası bile umut ağacını yeşertmeye değer yeterki sabırlı ve umutlu olmak lazım. Ben Dr. Emre Bakırcıoğlu ve doğru tedavi ile kızıma kavuştum, darısı benim gibi olan bütün herkesin başına binlerce kez teşekürler Dr. Emre Bey iyi ki varsınız.

ALLAH HER İSTEYENE ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI NASİP ETSİN İNŞALLAH…….
Umudunuzu kaybetmeyin!
SAYIN Doc. DR. EMRE BAKIRCIOĞLU,

Bu yazıyı benim durumumda olan insanlara umut olabilmesi amacıyla sitenizde yayınlanması ve aynı zamanda size içten bir teşekkürlerimi sunmak için yazıyorum.

Her şey bundan yaklaşık 3 sene önce başlamıştı. Ben 1978 İstanbul, eşim 1979 İstanbul doğumlu. 2006 yılının temmuz ayında evlendik ve hemen çocuk sahibi olmak istedik.8-9 ay aradan geçtikten sonra çocuğumuz olmayınca doktora gitmeye karar verdik. Eşimde herhangi bir sorun çıkmayınca 2007 Mart ayında İzmit’te sperm tahlili yaptırdım. Sonuç o kadar kötüydü ki bir anda dünyamız kararmıştı. Azosperm çıkmıştı yani hiç sperm yok, sıfır sperm. Kocaeli’de birkaç doktor ve hastane dolaştım sorunun kaynağını bulabilmek için maalesef hiçbir sonuç alamadım. Hatta evlatlık için başvurmamı bile söyleyenler oldu. Çaresizlik içinde ne yapacağımızı şaşırmıştık ki internetten yaptığımız araştırmalarda İstanbul’a, Dr. Emre Bakırcıoğlu’na gitmeye karar verdik. Her şey bitti derken hayatımızı değiştirecek adımı da o anda atmış olduk. 2007 Haziranında Dr. Emre beyle ilk görüşmemizde bize diğer bütün doktorların söylediğinin aksine hastalığımın çözümsüz olmadığını, ilaçla tedavi edilebilen nadir erkek infertilitesi olduğunu, gerekli olan tek şeyin sabır olduğunu söylediğinde inanın hayata yeniden dönmüş gibi hissettim kendimi. Yani bir doktorun yaklaşım açısının ne denli önemli olduğunu burada özellikle belirtmek istiyorum. Dr. Emre Bey tedavi boyunca her aşamada bizi çok net bir şekilde bilgilendirdi, sorularımızı hiç cevapsız bırakmadı. Sonuç ne olursa olsun insanın içindeki umut bittiği zaman baştan kaybedilmiş oluyor. İşte Dr. Emre bey bize ilk olarak bu umudu vermişti.

Hastalığımın tam adı HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZM idi. Hemen kan testi yaptırdım. Hemen ilaç tedavisine başladık.Uzun bir süre ilaçlara devam ettim 7 kere sperm testi yaptırdım hepsinde sonuç aynı yani sıfırdı fakat hormon değerlerimde gelişme vardı. Emre bey her zaman sabırlı olmam gerektiğini hatırlattı bana ve inanılmaz güven verdi.

Ve 2008 Temmuz günü yaptırdığım 8. testimde yani tedaviye başladığımın 10. ayı ilk canlı sperm çıkışı (80 bin) oldu. O gün  benim ikinci doğum günümdü. Tarifi imkansız duygular yaşıyorduk eşimle. İlaçları sabırla kullanmaya devam ettik Emre beyin tavsiyeleriyle. Değerlerim aydan aya artmaya başladı ve ocak 2009’da 5 milyonun üzerine çıktı. Tabi eşim ve ben sabırsızlanıyorduk çocuk sahibi olabilmek için. Emre bey ısrarla biraz daha beklememi sayının daha da artacağını ve normal yolla hamilelik beklediğini söylemesine rağmen bekleyemedik ve şubat 2009’da negatif bir tüp bebek, mart 2009’da negatif bir aşılama geçirdik. Bu arada son aşılamada değerlerim 100 milyonu geçmişti bile.Nihayetinde bir ay sonra nisan 2009’da eşim normal yoldan hamile kaldı. Dünyalar bizim olmuştu. Eşimin hamileliği boyunca ilaçlarımı kullanmaya devam ettim.

Sonunda Allahın izniyle sonrada sizin sayenizde tedaviye başladıktan 2,5 sene sonra 13 OCAK 2009’da minik bebeğimizi kucağımıza aldık. Adını da sizi hiç unutmamak için EMRE koyduk. Emre bey size buradan ne kadar teşekkür etsem azdır. Sizinle tanışmış olmasaydık şuanda hangi durumlarda olurduk hiç kestiremiyorum bile. Hayatımızın en zor anlarında yardımlarınızla bize umut oldunuz. Eşim ve ben tekrar tekrar teşekkür ederiz size. Son olarak buradan benim durumumda olan hastalara seslenmek istiyorum.”UMUDUNUZU HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEYİN VE SABIRLI OLUN”

SİBEL & UĞUR ÖZTÜRK

Thanks from Bosnia!

My husband and I are married for 7 years and for 4 of those years, we thought that he can't have children. We visited many specialists here in Bosnia and everyone told us the same. So, we went to clinic in Prague for sperm donation and took some test, and then I found on some internet forum where people share same problems, information about Dr.Emre Bakircioglu from Istanbul who is specialist for Urology. I thought that we could at least try one more time and ask him about our problem, but my husband was tired from all the doctors here in Bosnia, so I needed to persuade him a little bit.
We sent a letter to Dr. Emre Bakircioglu and explained my husband’s condition. It was a pretty long letter with all the opinions of the doctors and all he asked is hormone results. And when we sent him the results he said that my husband had a wrong diagnose and that his condition is curable with the right therapy.
For two years my husband took hormone therapy that Dr. Emre Bakircioglu prescribed him and then we were able to go with IVF procedure. When we came to start with the IVF procedure, my gynecologist found that I am pregnant! God helped us through Dr. Emre Bakircioglu and we are forever thankful for that. Our baby is almost a year old now and is healthy and growing.
We wish you all the happiness in the world and hopefully we will see You again sometime.
Thank you again and best regards,

M. B.

Sevgili dostlar

Sevgili dostlar,

İnsanoğlu Allah’ın hikmetiyle dünyaya gelir iyi kötü yaşar ve ölür.Yaşamları boyunca kimi zaman isteklerini çok kolay elde eder kimi zaman ise çok zorlanır. Bazıları için ise istekleri hiçbir zaman hayatlarında olmaz.
İşte ben;  hayatında bu 3 olguyu da yaşamış biri olarak bu makaleyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Oldukça sağlıklı geçirdiğime inandığım gençlik hayatımın, aniden değişen bir dönüm noktasına kasık bölgemdeki ağrıyla girdim. İnanılmaz bir kasık ağrısıyla apandisit ameliyatı oldum. Sonrasında apandisit değil testis tümörü olduğumu öğrendim. Henüz 18 yaşında biri olarak bunun üstesinden nasıl gelebileceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Babam Annem karar verdiler bu konu ile kim ilgili? İ.Ü Çapa Tıp Fak doğru adresini buldular ( Bu dönemleri hiç hatırlamamak istemememden çok yüzeysel geçeceğim). Onkoloji Enstitüsünde dönem dönem gördüğüm kemoterapiler sonrasında hayatımda 4 yılın yitirildiğini anladım.Spor hayatım tahsil hayatım hepsi sekteye uğramış, akranlarımdan yıllarca geriye düşmüştüm. 4 yıl geçmişti. 4 yılın sonunda kan değerlerinin normale düşmesi tomografilerde kaybolan kötü hücreler en sevindirici olaylardı. Bu arada bir dizi ameliyatlar geçirmiş olmam da cabası. Lenfodenektomi diye tabir edilen ciddi bir operasyon ve sonrasında bağırsak düğümlenmesi. Lenf bölgelerinden alınan parçalar biopsiler v.s.Bunları neden mi yazıyorum? Ben doktorların ‘Allah’ın elleri’ olduğuna inanıyorum. Haşa Allahı ‘ın elleri olur mu? Demeyin. Teşbihte hata olmaz.
4 yıl sonunda ; Artık iyileşmiş hayatıma kaldığım yerden devam etmeliydim.Hayatıma dair her şeyi yavaş da olsa yoluna sokmalıydım.Bir iş bulup çalışmalıydım.Artık okumak bana göre değildi. Hayatımı dünya tatlısı biriyle birleştirmek için plan ve program yapmalıydım.Ama geçmişimi O’ na da anlatmalıydım, yaptım anlattım. İleriki yaşantımızdaki riskleri hiçbir eksiği olmadan tüm teferruatıyla eşim olacak bayana söyledim. Dönem dönem kontrollere gidiyor, tahliller veriyor, ve sonuçlarını görünce seviniyordum.Tedavi biteli 2 yıl olmuştu artık iyileşmiştim. Evlenme teklifim anında kabul görmüş ve dünyalarımızı eşimle birleştirme kararı vermiştik.Artık iyi kötü bir firmada çalışıyordum evlenmiştim ve sağlığımda iyiydi. 6 yıl olmuştu evleneli, o çok sevdiğim eşim her gün Allah’a ‘evliliğimizin meyvesini ver bize’ dualar ediyordu. Bebeği olmasını çok istiyordu.’Biliyorum sen bana her şeyi anlattın ama napayım anne olma isteği bu vazgeçemiyorum ‘diyordu. Ben de istiyordum. Her ay 100 dolar maaşımdan artırarak biriktirdiğimiz paramız vardı elimizde avucumuzda. Konuştuk tüm birikimimizi bu iş için harcamaya karar verdik. Karar verdiğimiz iş tüp bebek yapmaktı. Riskleri biliyorduk ve kabul etmeliydik. Kendimize sonraları kızabilirdik.’Neden denemedik’ dememek için yapmalıydık. Ve en iyi doktoru en iyi merkezi aramaya karar verdik. Allah’ım bizi Dr. Emre Bakırcıoğlu diye dünya güzeli biriyle tanıştırdı. İhtiyacımız olan umut kendisinde vardı. O’nun gözündeki ışıltı bambaşkaydı.Tam bir teslimiyetle kendisine bağlanmıştık.
Eşimle ilgili testler tetkikler yapıldı her şey normaldi, O’nun bir sorunu yoktu. Sorun bendeydi. Kullanılan kanser ilaçları sperm kalitesini düşürmüştü.Bu durumda normal süreçle çocuk sahibi olmamız imkansızdı.Kanser tedavisi göreli çok uzun zaman olmuştu.Artık kanser değildim  bu benim düşüncemdi. Emre Bey ise benimle aynı fikirde değildi. Allah’tan ki değildi. Riski sıfıra indirmek için tekrar tümor markerleri istedi, sonuçlarını inceledi ,kontrol etti ve kanserin nüks ettiğini söyledi.Hayatımda her şey yolundayken duvara toslamıştım.Tekrar başa mı dönüyorduk. Bir kez yendik yetmedi mi rövanş mı isteniyordu.Yıkılmıştık. Olsun bir kez yenen bir kez daha yenerdi.Allah’tan ümit kesilmezdi,kesilmemeliydi.Tüp bebekle ilgili her şeyi durdurmalıydık.Tekrar kemoterapi görmeliydim.Ama önemli bir risk vardı .Tekrar kemoterapi olacaktım. Yine sperm bulunamayabilecekti. Emre bey benim için en doğru kararı verecekti, biliyordum.Artık savaşma dese bırakacak, sonuna kadar git dese gidecektim. Kemoterapi öncesi TESE yapalım dedi. Koşulsuz kabul ettim. TESE ameliyatını bizzat kendisi yürüttü.ameliyat sonrası müjdeledi yeteri kadar sperm, testis dokusundan alınmış ve dondurulmuştu. Artık kanserle savaşma zamanıydı.Tekrar onkolog doktorlarımla bu işin üstesinden gelmeliydik. Çünkü yarım bıraktığım bir iş vardı. Eşim yanımdaydı ve biz bebek istiyorduk…
1 yıl geçmişti. Nüks eden hastalık artık tahlillerde ve tomogrofiler de yoktu.Kemoterapi bitmiş saçlarım uzamış kendimi iyi hissetmeye başlamıştım.Dondurulmuş hücreler eşime nakledildi. Bir kısmı ikinci deneme için saklandı. Allah’ıma binlerce şükürler olsun gebelik sağlanmıştı. 9 ay 10 gün sonra oğlum dünyaya gelmişti.Oğlum artık 3 yaşındaydı ve O’nu odasında yalnız oynarken eşimle ikinci bir karar aldık O’na bir kardeş için karar verdik.Yine para biriktirmeye başladık.Tekrar Emre Bakırcıoğlu’nun kapısını çaldık.İkinci deneme için saklanan hücreler eşime transfer edildi. Allah’ım bize artık bir de kız çocuk hediye etmişti. Çok mutluyduk .Bugün kızımız 2 oğlumuz ise 6 yaşında.Ne mutlu ki sağlıklılar. Allah sağlıklarını daim eder inşallah.
Allah’ın bizim için dünyaya gönderdiği okuttuğu zeka ve bilinç verdiği doktorlar sizce de ‘Allah’ın elleri’ değil mi?İsteklerimizi zor da olsa bize tattırdığı için Allah’ıma hamdolsun..
3 olgudan biri olan elde edememek ; ne miydi?
Okuyamamış doktor olamamıştım.
Sevgili Emre hocam ve diğer doktorlarım : Nezdinizde tüm doktorlarımızın Tıp Bayramını canı-yürekten kutluyorum.

Saygılarımla.
13/03/2010
H.A.

İki oğlumuz oldu!

Sayın Op. Dr. Emre Bakırcıoglu,

Öncelikle bize göstermiş olduğunuz yakın ilgi ve alakadan dolayı eşim ve ben çok teşekkür ediyoruz. 
Allah'ın izni ve yardımlarıyla daha sonra sizlerin göstermiş olduğu gayret ve çabalarla şu anda ikiz çocuklarımız var. 06.05.2005 tarihinde saat 15:35 - 15:36 itibariyle O. Efe ve R. Eren adlarında iki oğlumuz oldu. Onların bizlere, evimize kattığı o mutluluğu, o neşeyi gördükçe Allah'a ne kadar şükretsem ve sizlere ne kadar dua etsem azdır. 
Emre Bey sizlere çalışmalarınızda başarılar dileğiyle yapmış olduğunuz şeylerden dolayı tekrar çok teşekkür eder, iyi ve sağlıklı günler dileriz.

26.11.2005
F.-  H. A.

Teşekkürler!

Sevgili Emre Bey,
Haziran 2014’te eşime MikroTese ameliyatı yapmıştınız. Eşim ameliyata girdikten 20 dk sonra gelip güzel haberi paylaştığınızda bir süredir kaybetmiş olduğum anne olma umudumu bana geri verdiniz.
Henüz 1 yıllık evliydik, evliliğinizin 2. Yılında inşallah bebeğiniz kucağınızda olur demiştiniz. Kucağımızda değildi henüz ama ben 8 aylık hamileydim. Şimdi ise kızımız Selen 6 aylık oldu bile. Ekte resmini gönderiyorum. Gülen gözlerine baktıkça sizi minnetle anıyorum.
Size uzun süredir bu mesajı yazmak istiyordum ancak bebek sahibi olmanın zorlukları varmış, biraz gecikmeli oldu kusura bakmayın.
Eşim ve kendim adına çok ama çok teşekkür ederim. Size minnettarız. İyi ki varsınız!
Güler yüzünüz ve pozitifliğiniz devam etsin, bizim gibi çiftlere de umut olmaya devam edin.
Sevgiler.