Üroloji & Androloji
Erkek Cinsel ve Üreme Sağlığı
Sperm Üretim bozukluğu olan erkeklerin kansere yakalanma riski artıyor!
Sperm üretim bozukluğu olan erkeklerin kansere yakalanma riski artıyor!
Erkeklerde çocuk sahibi olamama durumu yani ‘infertilite’ olguları toplumda bilindiğinden daha sık rastlanan bir durumdur. ABD’de yapılan araştırmada erkeklerin %6’sının bu durumdan etkilendiği belirtilmiştir.  Sperm azlığı veya sperm üretim bozukluğu olan erkeklerde yapılan araştırmalar bu erkeklerin kardiovasküler hastalıklar, obesite, metabolik sendrom ve kronik hastalıklara yakalanma riskinin olabileceğini göstermiştir. Fertility and Sterility dergisinin 2018 Ocak sayısında da bu konu ele alınmış ve infertil erkeklerin kanser riski üzerinde durulmuştur (1).    Eisenberg ve arkadaşlarının (2) 76.000’den fazla infertil erkek üzerinde yapılan araştırmasında, kontrol gurubundaki erkeklerle karşılaştırıldığında çeşitli kanser türlerine yakalanma risk artışını %49 olarak bildirmişlerdir. İnfertil erkekler içerisinde azoospermi gibi sperm üretimi ileri derecede bozulmuş olan erkeklerin ise kansere yakalanma oranları diğer sperm yapım bozukluğu olan erkeklere oranla yüksek olarak bulunmuştur. İnfertil erkeklerde sıklıkla görülen kanserler: testis, prostat kanseri, mesane kanseri, melanoma ve lösemidir. İnfertil erkeklerde kanser görülme sıkılığındaki artışta genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Şu ana kadar insanda sperm yapım bozukluğu ve kanser oluşma riskini attıran 25 gen tespit edilmiştir. Bu bilgilerden yola çıkarak erkekte sperm yapım bozukluğu ve çocuk sahibi olamama durumu önemli bir sağlık problemidir. Bu nedenle infertil erkeklerin mutlaka ürologlar tarafından değerlendirilmeleri genel sağlıkları açısından çok büyük önem taşımaktadır. İnfertilite dışında  testis kanseri gibi genç yaşta ve özellikle infertil erkeklerde daha sık olarak görülen, hayatı tehdit edebilecek hastalıkların erken teşhisi mümkün olacaktır.  1.http://www.fertstert.org/issue/S0015-0282(17)X0004-6 2.http://refhub.elsevier.com/S0015-0282(17)32048-4/sref7
Devamını Oku...
Varikosel operasyonu  yardımcı üreme teknikleri öncesinde gebe kalma oranlarını etkiler mi?
Varikosel operasyonu yardımcı üreme teknikleri öncesinde gebe kalma oranlarını etkiler mi?
Fertility and Sterility dergisinin eylül 2017 sayısında Baylor Tıp Fakültesi, Teksas Üreme Sağlığı Bölümü ve Üroloji Bölümü’de çalışan Taylor P. Kohn ve arkadaşlarının literatür araştırmalarından elde ettikleri sonuçları derledikleri bir makale yayınlandı. Uzun yıllardır yapılan araştırmalarda sperm parametrelerinde bozukluğu olan ve doğal yolla çocuk sahibi olamayan erkeklerin yarısına yakın oranında varikosel tespit edildiğini biliyoruz. Dünya Sağlık örgütünün verilerinde ise bu oran yaklaşık %25 olarak bildirilmiştir.  Ancak sperm parametreleri normal olan erkeklerin %11,7’sinde varikosel olduğu bildirildiğinden varikoselin infertilite üzerindeki etkisi her zaman tartışma konusu olmuştur.    Bu son makalede literatürdeki makalelerin değerlendirilmesi sonrasında varikosel operasyonu geçiren erkekler ile varikosel operasyonu olmadan yardımcı üreme tekniklerine alınan erkeklerin eşlerinde aşılama ve mikroenjeksiyon uygulamaları sonucunda gebelik oranlarında anlamlı artış olduğu görülmüş. Hatta azoospermik erkeklerin aynı zamanda varikoseli olanların bir kısmında (özellikle patolojide matürasyon arresti-sperm üretminde duraklama-olan erkekler) varikoselin operasyonla düzeltilmesi sonrasında sperm bulma oranlarında hem mikro TESE ile hem de ejakülata sperm bulunmasına katkı sağladığı makalede bildiriliyor.   Bu makale ile belirtilmek istenen çocuk sahibi olma sorunu çiftlerde mutlaka erkeğin de infertilite konusunda uzman bir ürolog tarafından değerlendirilmesidir. Erkeğin değerlendirilmesi sadece sperm analizine bakarak karar vermeye indirgendiğinde çift çok sayıda başarısız IVF uygulamalarına maruz kalabilmekte ve maddi, manevi yıkımlar yaşayabilmektedir.   Kaynak: Fertil Steril. 2017 Sep;108(3):385-391. doi: 10.1016/j.fertnstert.2017.06.033. Varicocelectomy before assisted reproductive technology: are outcomes improved? Kohn TP1, Kohn JR1, Pastuszak AW2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28865536
Devamını Oku...
Vücudunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Vücudunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Vücudumuzdaki pek çok organımız hakkında bir takım genel bilgilerimiz mevcut. En ufak bir gripte, soğuk algınlığında ya da ufak kesiklerde kendimizi tedavi edecek derecede fiziki bilgiye sahibiz. Kalp nasıl atar? Karaciğer ne işe yarar? gibi temel bilgilere sahip olsak da çok az kişi, özellikle erkekler, kendi üreme anatomisi hakkında yeterli bilgiye sahiptir. Erkek üreme sistemi hakkında temel bilgilerinizi arttırmak, vücudunuzu doğru şekilde tanımak, kişisel gelişiminiz açısından önemli bir unsurdur. Herhangi bir rahatsızlık karşısında bir nebze ön bilgiye sahip olmak zihnen sizi güçlü hissettirecektir. Dış üreme sistemi ve iç üreme sistemi şeklinde ikiye ayrılsa da, temel olarak bilinmesi gereken bilgiler arasında; erkek üreme sistemi 3 ana başlıktan oluşmaktadır: Testisler, sperm taşıyan kanallar (epididim, vas deferens) ve salgı yapan bezler (veziküloseminalis, prostat). Sağlıklı bir erkekte iki tane testis bulunmaktadır, testisler dış üreme sisteminde yer alan testis torbasındadır. Testislerin vücut dışında bulunmasının bilinen en önemli sebebi ise vücut sıcaklığının sperm üretimi için uygun olmadığı yönündedir. Testislerin içerisinde yer alan seminifer tübüller dediğimiz kanalcıklarda sperm hücreleri üretilir. Testislerin bir diğer görevi de testosteron hormonunu üretmektir. Spermler vücuttan dışarı çıkıncaya kadar kanalların içerisinden geçerek dış ortama ulaşırlar. Testisi terk eden sperm epididim olarak adlandırılan bir başka bölüme geçer. Epididim bölgesini spermlerin olgunlaşma yeri olarak tanımlayabiliriz. Bu bölgede geçici bir şekilde depolanan spermler hareket ve döllenme yeteneği kazanmaktadır.  Epididim bölgesinden sonra sperm hücreleri vas deferens dediğimiz sperm kanalında aracılığı ile veziküloseminalis olarak adlandırılan bezden salgılanan sıvılarla birlikte prostat bölgesine açılarak idrar yolundan dışarı atılmaları sağlanır. Erkek üreme anatomisi, genel anatomi bilginizi destekleyecek önemli bir konudur. Vücudunuzu daha iyi tanımak hastalıklara karşı sizi daha avantajlı kılacaktır.  
Devamını Oku...
Bekar olan erkekler: varikosel tespit edilmiş ise ameliyat edilmeli mi
Bekar olan erkekler: varikosel tespit edilmiş ise ameliyat edilmeli mi
Erkekler genel olarak doktora gitmek ve muayene olmaktan hoşlanmazlar. Hele konu cinsellik veya genital bölgedeki sorunlar ise bu konuda hekime başvurmak bazıları için daha büyük sorun haline gelebilmektedir. Bazen de çok önemli olmayan bir sebepten Üroloğa başvurup yapılan muayene sonucunda varikosel teşhisi konulabilir. Genel olarak varikosel durumunu evli ve bir yıl boyunca düzenli ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamayan erkeklerde muayene sonucunda belirlemekteyiz. Ancak ya varikosel bekar olan bir erkekte tesadüfen tespit edilmişse ne yapılmalı? Hemen varikosel operasyonu yapılmalı mı?   Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzlarındaki önerilere baktığımızda subklinik yani muayenede belli belirsiz varikoseli olan, doppler Ultrason ile varikosel teşhis edilen veya normal sperm parametreleri olan erkeklere varikosel operasyonu önerilmemesi gerektiği belirtiliyor. Yani bekar olan erkekte varikosel operasyonu muayenede belirgin vakosel varlığında, yapılan semen analizi takiplerinde sperm parametrelerinde bozulmalar görüldüğünde önerilmelidir. Ayrıca sadece morfolojik bozukluğu olan yani teratozoospermi dediğimiz durumunda varikoselden kaynaklandığı önerisi ise tartışmalıdır. Son yıllarda ileri derecede varikoselin aynı taraf testis üzerinde ilerleyici etkisi ile testis boyutlarında küçülme meydana getirmesi ve/veya testosteron seviyelerinde düşme görülmesi de varikoselin düzeltilmesi için endikasyon oluşturduğu kabul görmektedir. Genel popülasyonda erkeklerin %12 ye yakın bölümünde varikosel mevcudiyetini bildiğimizden ve semen parametrelerinde bozulma tespit edilen erkeklerin %25 inde varikosel görüldüğünden, bekar erkekte varikosel operasyonu kararının infertilite konusunda deneyimli bir Üroloğun değerlendirmesi sonuncunda  verilmesi gerektiğini vurgulamak isterim.
Devamını Oku...
Soğuk havalarda çocuğunuzla  evde yapabileceğiniz eğlenceli aktiviteler
Soğuk havalarda çocuğunuzla evde yapabileceğiniz eğlenceli aktiviteler
1-Evde kamp yapın!   Şehir  yaşantısında özellikle bu soğuk havalarda dış mekanda yapamayacağımız kamp eğlencesini evinizde yaşamaya ne dersiniz?   Çocukların hayal dünyalarını renklendirmek ve onunla iletişiminizi kuvvetlendirmek için en eğlenceli aktivitelerden biri hiç kuşkusuz kamp!   Pike, çarşaflar ve minderlerden rahatlıkla kurabileceğiniz  çadırınıza bir de piknik sepeti ekleyin. Tıpkı pikniğe gidiyormuş gibi minik atıştırmalıklar hazırlayın ve kampın keyfini çıkarın.   2-Ev tiyatrosu yapın   Ev tiyatrosu etkinliği hem onların özgüvenini arttıracak hem de sizinle olan iletişimini geliştirecek bir aktivitedir. Kutulardan ve minderlerden kendi sahnenizi hazırlayın.   Daha sonra da çocuğunuzun hoşuna giden aksesuarlar ile  onu sahneye hazırlayın. Tüm bu süreçte onun da size sahne aksesuarları ve süslemelerinde  yardımcı olmasını sağlayın. Sırasıyla herkes en sevdiği şarkıyı veya şiiri okusun.   Isınma turlarından sonra hayali oyunları ve rolleri oynamaya başlayın. Kendinizi çocuğunuzun sınırsız hayal dünyasına bırakın.   3-Beraber yemek yapın   Etraf kirlensin hatta bırakın üstü başı batsın.  Çocuklar dokunarak, yaşayarak öğrenir.  Beraber hazırlayacağınız minik bir pasta  onun için tatlıdan çok daha fazlası olacaktır. İlk önce ona ne yapmaktan hoşlanacağını sorun. Fikrini aldıktan sonra beraber ihtiyacınız olan malzemeleri çıkartın. Mümkün olduğunca ona sorumluluk verin. Yumurtayı kırmaktan hamuru yapmaya kadar beraber keyifli zaman geçirin.    4-Kartpostal yapın   Kullanılmayan kağıt, dergi ve obejelerden rengarenk kart postallar yapmaya ne dersiniz?   Malzemelerin tümünü ona verin eline alacağı makas ile beğendiği renkleri ve figürleri dergiden kesmesini söyleyin. Kesmek onun ruhuna iyi gelecektir. Sonrasında aile büyüklerinden öğretmenine kime kartpostal yapmak istiyorsa kestiği parçaları kartona yapıştırarak ona özel tasarım yapmasını sağlayın. Pamuk, düğme, bez aklınıza gelen bir çok malzeme kartpostalınız bir parçası olabilir. Sonrasında kartposta yazmak istediklerini sorun ve arkasını doldurun.   5-Tuvalet kağıdı rulosundan kendi hayvanat bahçenizi oluşturun.   Kullanılmayan tuvalet kağıdı rulolarından el işi kağıtlarıyla hayvan figürleri hazırlayabilirsiniz. Küçük bir iş bölümü yapın. Sırasıyla önce siz kesin o rulolara yapıştırsın sonra görevleri değişin. Rengarenk hayvanat bahçenizi oluşturun. Her birine isim verebilir sonra onları seslendirerek masalsı dünyanızı oluşturabilirsiniz.     6-Kendi ağacınızı renklendirin!   Malzemelerimiz yapıştırıcı ve düğme. İlk önce beyaz bir kartona ağaç gövdesi çizin.  Sonrasında ağacını düğmelerle süslemesini isteyin. Tüm bu işi ona bırakın. Hayalindeki ağacı oluşturmasını isteyin.  
Devamını Oku...
Etkili Bir Baba Olmak İçin Yapmanız Gerekenler
Etkili Bir Baba Olmak İçin Yapmanız Gerekenler
Bir ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişim düşünülenden çok daha erken başlar. Erken beyin gelişimi üzerine araştırmalar gösteriyor ki doğduğu andan itibaren çocukla doğru iletişim kurmak  onların duygusal ve bilişsel gelişimi açısından son derece önemli.   Babalara yardımcı olacağını düşündüğümüz etkili iletişim yollarını maddeler halinde paylaşıyoruz. 1-Kiminle iletişimde olduğunuzu unutmayın. Çocuklarla, özellikle küçük çocuklar iletişim kurmak, beceri sabır ve anlayış gerektirir. Onların gelişimsel kapasitelerini gözetmeksizin, dil ve anlama yeteneklerinin üstünde gerçekçi olmayan beklentilerden kaçınmalısınız. Onlarla iletişim kurarken fiziksel olarak aynı seviyede olun. Onların anlayabileceği anlama dilleri geliştirin. Örneğin onunla iletişim kurarken onun boyuna eğilerek, yüz yüze etkileşim geliştirebilirsiniz. 2-‘Sözsüz’ mesajlara dikkat edin. Ebeveynler ve çocuklar sözsüz davranışlar yoluyla aslında çok güçlü mesajlar verirler. Yüz ifadeniz, vücut diliniz  ve kullandığınız ses tonu sözsüz iletişimin araçlarıdır. Çocuklar her zaman kendilerini kelimeler ile ifade etmezler. Doğru iletişim kurmak ve onu anladığınızı hissettirmek için aynı şekilde çocuğunuzun da sözsüz mesajlarını iyi yorumlamalısınız.  3-İyi bir dinleyici olun. İyi bir dinleyici olmak etkili iletişimin olmazsa olmazıdır. Çocuğunuzun söyleyecekleri konusunda  istekli olun ve bunu ona hissettirin. Aktif bir dinleyici olmak onun bakış açısına saygı duymak ve anlamaya çalışmak demektir. Vücut diliniz ve yaklaşımınızla fikirlerini önemsediğinizi hissettirin. 4-Sık sık iletişim kurun. Çocuğunuzla kuracağınız iletişim güçlü olması için onunla sık sık ve düzenli olarak iletişim kurun. Sık iletişim kurmak onun ihtiyaçlarından haberdar olmanızı sağlar. Gelişimini sağlıklı bir şekilde gözlemleyebilme yetisi kazandırır. Fırsatlar yaratın; kaliteli zaman geçirmek sohbet etmek için sadece ona özel anlar yaratın. 5-Onunla açık ve doğrudan iletişim yolunu seçin. Çocukları ile iletişimde etkili olan Babalar net ve direkt olanlardır. Söylediklerinizin açık ve anlaşılır olmasına dikkat edin. Kurduğunuz direk iletişim çocuğunuzun da dış dünya ile iletişim becerisini geliştirecektir.     6-‘Ben’ mesajı verin.  Çocuklarınızla iletişim kurarken tehdit edici ve yargılayıcı olmayan bir tutum sergilemelisiniz. ‘Sen’ ile başlayan söylemler genellikle karşınızdaki kişi tarafından sizi  suçlayıcı ve yargılayıcı olarak konumlandırır. Bunun aksine ‘ben’ ile başlayan cümleler kurmak empati yaptığınızı hissettirir. Örneğin: ‘Sen  ödevine yeteri kadar zaman ayırmadın ve kötü not aldın’ demek yerine ‘Ben senin ödevinle ilgili daha çok çaba sarf edeceğini düşünüyorum’ demek olumlu ifadeler ile teşvik edici olmanızı sağlar.     7.Pozitifi vurgulayın. Sorunlu olduğunu düşündüğünüz davranışları gidermek için mutlaka pozitifi vurgulayın. Olumsuz mesajlar onları yıkmak eğilimindedir oysa kullanacağınız pozitif mesajlar ilişki kurmak ve etkili iletişim yönünü seçmektir.  
Devamını Oku...
Sorunlarınızı hemen çözün
Randevu Alın